80 yaşındaki kalay ustası yarım asırdır kap kacakları yeniliyor

80 yaşındaki kalay ustası yarım asırdır kap kacakları yeniliyor

 Kalaycılığın Türk kültürünün bir parçası olduğunu belirten Yöndemli, yarım asırdır yaptığı mesleğinin unutulmaya yüz tuttuğunu söyledi

Aksaray’da 68 yıldır kalaycılık mesleğini sürdüren Yöndemli, Egemen Gazetesi’nden Senanur Temür’e kalaycılık mesleğine dair konuştu.

Kalay işi, bakırdan yapılmış bir gerecin yüzeyine, ak kurşun olarak adlandırılan, parlak kül rengindeki gümüşe benzeyen bir tür kaplamacılıktır. Maden olan kalayın eritilerek dökülmesi biçiminde uygulanır. Aksaray’da yıllardır kalaycılık mesleğini icra eden Yöndemli, Eski Türklerin, bütün ihtiyaçlarını el becerileri ile karşılayarak hayatlarını devam ettirdiğini ve kalaycılığın bu becerilerden biri olduğunu anlattı.
Kalaylanacak kabı dükkânın bir köşesinde yer alan tüplü ocaktaki ateşin üstüne kıskaçla (bir çeşit maşa) tutarak ısıtan Yöndemli, bir başka kapta hazır tutulan nişadırı (kalay tozu) ısıtılan kabın içine serper ve elindeki kalaycı pamuğuyla kabın çevresine sıvıyor. Ayrıca kalayla lehim işlerinin de yapıldığını söylüyor. Madenî eşyaların kulp, boyun ve emzik gibi parçalarını gövdeye tutturmak için kalay lehimi kullanıldığını, lehim işlerinde el kaynağı, kerpeten ve uçlu kalemler gibi aletlerden yararlanıldığını anlatıyor. Uygulama yapılırken lehimlenecek parçanın birleşim yerine tuz ruhu ile temizliyor ve el kaynağı ile ısıtılan birleşim yeri sıvılaştırılmış kalayla sıvandığını söylüyor. Soğuma sonrasında kalay katılaşır ve işlem gerçekleşmiş oluyor.


‘USTAMIN SÖZÜNÜ DİNLER, ELLERİNE BAKARDIM’
Bize kendinizden bahseder misiniz?
Ben Çapan Yöndemli, Şereflikoçhisar köyündenim. Mesleğim kalaycı, bu mesleğe 12 yaşında başladım, şimdi 80 yaşındayım. Çocukken ustanın yanında kap yıkardım sonraları mesleği öğrenmek için ustamın sözünü dinler, ellerine bakardım. Ustamızın yanındayken mecbur o işi öğrenmem gerekiyordu.
Kalay nedir?
Kalay has, saf, dövülebilir, sünek bir metaldir. Kolayca tel veya levha haline getirilebilen bir maddedir. Kalayın kilosu 700 lira, çok pahalıdır. Kalaycılıkta ısıtılarak kullanılır. Kabını kalaylarsan güzelce yemeğini yersin, kalaylamazsan yemeğin seni zehirler.


KALAYCILIK 3 TEMEL ÜZERİNE KURULU: TAVLANMA, TEMİZLEME VE KALAYLAMA
Kalaycılığın özelliklerinden kısaca bahsedebilir misiniz?
Kalaycılık 3 temel üzerine kuruludur. Bunlar, tavlanma, temizleme ve kalaylama işlemleridir. İlk olarak tavlanma işlemi, kalaylanacak kaplarda aranan en önemli özelliktir. Karıncalanmadan oluşan berelerin, çürümelerin olmaması, kaplar ne kadar temiz olursa o kadar kolay ve temiz işçilik çıkarmaktadır. Daha önce kalaylanmış malzemeler körük ve kömür yardımıyla yakılarak orta sıcaklıkla üzerindeki yağ ve zamanla kullanmadan oluşan atıkların yakılmasına kalaycılık dilinde “Tavlama” denilir. Hiç kalaylanmayan kaplara kızıl kap denir ve bunlar tavlanmazlar. İkinci olarak temizlenme işlemi ile tavlanan materyaller tuz ruhu ile sıvanarak kalaylanacak olan kısımlar ince kumlarla el ve ayak yardımı ile güzelce silinir. Kalaylanacak zemin kalay almasını engelleyecek tüm dış etkenlerden arındırılır. Ezik büzük olan yerler ise çekiç, tokmak gibi özel aletlerle düzeltilir. Son olarak ise kalaylama da yine körükte ısı ile tavına getirilen kapların sıcaklıktan dolayı çubuk halinde bulunan kalayın sürülmesi ile kolay şekilde kaygan hale gelmesidir. Kalayın kalaycı pamuğu ve nişadır yardımı ile zemine düzenli şekilde dağıtılması işlemine kalaylama denir.

‘ŞİMDİLERDE İSE HERKES HAZIRIN PEŞİNDE’
Meslekte ne gibi zorluklar çektiniz?
Çinko, alüminyum, çelik ve plastik mutfak gereçlerinin yaygınlaşmasıyla bakırcılığın gerilemesine koşul olarak, kalaycılıkta geriledi ve yok olmaya yüz tuttu. Yani artık çırakta yetişmiyor. İşlerimiz artık eskisi gibi değil, biz de artık yaşlandık. Gençken yaptığım işler bana daha kolay gelirdi şimdi bu yaşta yaptığım işlerden. Evvelden körüğümüz vardı, körük çekerdik. O zaman mecbur adam lazımdı. Şimdi ise tüplü ocaklar var bu yüzden çırağa ihtiyaç duymuyorum. Bir de bizim meslekte adam kendi ekmeğinin parasını ancak çıkartıyor. Bu mesleğin zorluğu bana göre yok fakat ekmek parasını kazanmak için mecbur işimizin başındayız. Eskiden çok müşterim olurdu; kazanlarını, çaydanlıklarını, tencerelerini, maşrapalarını, sahanlarını, tavalarını, kovalarını, bakraçlarını, sinilerini, tepsilerini, taslarını, leğenlerini, ibriklerini, sürahilerini, güğümleri ve cezvelerini bize getirirlerdi şimdilerde ise herkes hazırın peşinde. Bu mesleği çok seviyorum, ondan ekmeği yedik. Her zaman işimin güzel ve temiz yapmaya çalışırım ki yüzümüz kara çıkmasın. Müşterimin yaptığım işi beğenmesini isterim.” 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Kategorideki Diğer Haberler

E - Gazete

Gündem

Video Galeri

Aksaray Hava Durumu

ANKARA

Yazarlar

Arşivde Ara

 
oley ozon korona covid 19 sanitasyon sterilizasyon ozon cihazı flf motor enerji bilişim ltd. şti. sınırsız enerji web sayfası Albatros Global tedarikçi portalı