Önlem almaktan başka çaremiz yok

Önlem almaktan  başka çaremiz yok

‘AKSARAY, TUZ GÖLÜ FAY HATTINDAN DOLAYI DEPREM RİSKİ OLAN İLLER ARASINDA YER ALIYOR’

Son zamanlarda ülke genelinde meydana gelen depremler sonrası tüm şehirlerde depremle alakalı önlemler araştırılmaya başlandı. Yayınlanan deprem riski olan iller haritasında Aksaray’ın da olması insanları tedbir noktasında harekete geçirdi. İnsanlar bu noktada ne yapmaları gerektiğini merak ederken Gazeteniz Aksaray Egemen. Bu noktada merakınızı giderecek soruları Aksaray Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Müdürü Cezmi Türkmen’e yöneltti ve deprem konusunda ayrıntılarıyla bilgiler aldı.
Türkmen sözlerinin başında Aksaray’ın Kuzey Anadolu fay hattı veya Güney Anadolu fay hattı güzergâhında bulunan iller kadar olmasa da Tuz Gölü fay hattından dolayı deprem riski olan iller arasında yer aldığını belirtti. İç Anadolu Bölgesinin en uzun fay hattının Tuz Gölü fay hattı olduğunu aktaran Türkmen, “Tuz Gölü fay hattı Maden Teknik Arama (MTA) Enstitüsü ve AFAD başkanlığımız diri fay haritasında diri fay olarak gözüküyor. Diri fay dediğimiz olay deprem üretecek potansiyeli olan ve hareketli olan bir fay demektir. Tuz Gölü şu anda faal enerji biriktiriyor. Bu enerji birikimi belli bir nokta geldikten sonra açığa çıkacaktır ve deprem üretecektir. Eskiden üretmiştir, bundan sonra da üretmeye devam edecektir. Tuz Gölü fay hattı Şereflikoçhisar’dan başlayarak Niğde sınırına kadar gitmektedir yani 200 km uzunluğunda 3 parça bir fay hattıdır. Bu fay hattı 6.7 büyüklüğünde deprem üretebilecek şekilde hesaplanmış potansiyele sahip, dolayısıyla da tehlikeli bir fay hattıdır” dedi.
HASANDAĞ’DA ŞUAN İÇİN RİSK YOK
“Hasandağı 8 bin 600 yıl önce patlamış zaten. Hasandağı literatürde ve coğrafi bilgilerde sönmüş yanardağ olarak geçmekte fakat sönmüş yanardağ diye bir şey yoktur. Bekleyen yanardağ diye bir şey vardır. Hasandağı’ da mutlaka aşağıdaki tektonik hareketlerden dolayı erime ve basınç belli bir limite geldikten sonra mutlaka patlayacaktır fakat şu anda patlaması gibi bir durum söz konusu değil. Hasan Dağı’nda belirli aralıklarla metan gazı ölçümleri yapıyoruz. Bizim şu an da volkanizmayla ilgili bir sıkıntımız yok çünkü bir volkanik hareketlilik başlamadan en az 3-4 ay önce bunun belirtilerini verir. Örneğin 3’ü geçmeyen şekilde bir çok sarsıntılar meydana gelir. Aksaray’da 3 adet jeofonumuz var bununla depremi takip edebiliyoruz. Ayriyeten birden patlama gibi bir ihtimali olamaz, gaz çıkışları olur, yine bundan dolayı da takip edebiliriz”
‘BİNALARIMIZI MÜHENDİSLİK HİZMETİ
ALAN BİNALAR SINIFINDA YAPMALIYIZ’
Depremi önceden takip edebilecek bir teknolojinin olmadığını kaydeden Türkmen, “Deprem ani gelişen ve 30-40 saniye arasında biten bir olay. Bizim depreme karşı hazırlıklı olup, önlemlerimizi almamız gerekiyor. Aksaray çok sağlam bir jeolojik yapıya sahip değil, alüvyon üzerine kurulu bir şehirde yaşıyoruz. Dolayısıyla zemin depreme çok dayanıklı yapıya sahip değil, bu da deprem riskini artıran olumsuz bir etken. Binalarımızı mühendislik hizmeti alan binalar sınıfında yapmalıyız. Verilen kriterleri dikkate alarak yapmalıyız. Deprem yönetmeliğine uygun evler yapmalıyız” diye konuştu.
‘AKSARAY’DA ÇOK FAZLA
YIĞMA YAPI VAR’
Aksaray’da çok fazla yığma yapı olduğunu söyleyen Türkmen, “Yığma, kerpiç ve taş binalar depremde en fazla etkilenecek yapılardır. Bunları bir an önce kentsel dönüşüme kanalize etmek gerekiyor. Mühendislik hizmeti almamış ve deprem yönetmeliğinden önce yapılmış yapı stokumuz var bunlarında bir an önce belirlenmesi gerekiyor ve aynı şekilde deprem yönetmeliği kapsamında değerlendirilip kentsel dönüşüme mutlaka geçmemiz gerekiyor. Bununla ilgili Aksaray Üniversitemizle bir çalışmamız var. 2011 yılında başladık ve Tuz Gölü fay hattının kapkorotiklerini takip ediyoruz. Projemiz bitti, değerlendirme aşamasındayız. Değerlendirme sona erdikten sonra meydana gelebilecek 6 büyüklüğündeki depremin şiddetinin etki alanını tespit edeceğiz ve bu etki alanı içerisinde kalan bina ve yapı stoğumuzu kontrol ettireceğiz. Kentsel dönüşüme girmesi gereken alanları tespit edip 2022 yılında ilgili kurumlara detaylı bir çalışma sunacağız. Bu çalışma ile kentsel dönüşüm ve ek tedbirlerle ilgili önlemler devreye sokulabilir” ifadesini kullandı.
‘BASİT ÖNLEMLERLE DEPREMİN
 ETKİSİNİ EN AZA İNDİREBİLİRİZ’
Geçen sene deprem konusunda 25 bin kişiye eğitim verildiğini ifade eden Türkmen, “Eğitimlerimizde taleplerimiz yoğun. Vatandaşlarımızın basit önlemlerle depremin etkisini en aza indirebiliriz. İlk olarak yapı stokumuzu sağlam yapmamız gerekiyor. İkincisi yapılan binaların Belediye Başkanlığımızın izni dışında kesinlikle bina içerisinde dizaynlar yapılmaması gerekiyor. Balkon çıkma, kolon kesme, oda değişikliği gibi binanın yapısını bozacak ek çalışmalara kesinlikle girilmemesi gerekiyor. İzmir’deki depremde de birçok bina da bu sıkıntılar var. Taşıyıcı olan ve en çok üzerinde durduğumuz yapısal sistemin yok edilmesi binanın taşıma gücünü zayıflatmasına neden oluyor” dedi.
‘DEPREMDE YAŞAM ÜÇGENİ
OLUŞTURMAYA ÇALIŞMALIYIZ’
Deprem anında neler yapılması gerektiği hakkında bilgi veren Türkmen, “Deprem meydana geldiği anda vatandaşlarımız mutlaka olduğu yerde kalmalı. Birinci katta isek birinci katta kalmamız gerekiyor. Yani yaşam boşluğu dediğimiz alanlarda depremi karşılamamız gerekiyor. Bir çamaşır makinesi, buzdolabı veya yatak yanı gibi yaşam üçgeni oluşturabileceğimiz alanlarda kalmaya çalışmalıyız. Cenin pozisyonu yerine ‘Çök, Tutun, Kapan’ yöntemi ile sarsıntının geçmesini beklemeliyiz. Mutlaka kafamızı koruyacak şekilde pozisyon almalıyız. İstatistiklere baktığımızda beyin travması ve beyin kanamasından can kaybı olduğunu görüyoruz. Mutlaka yastıkla, yorganla veya bir cisimle kafamızı korumalıyız. Depremin sarsıntısı çok şiddetli olur savurur, ayakta kalmakta ve oturmakta sıkıntı çekilir bunun için mutlaka sabit olarak tutunabileceğiniz bir yer bulmalısınız. Deprem dalgasını bu şekilde savuşturmamız gerekir. Konumlanırken cam kenarından uzak durmamız gerekiyor. Eğer cam kenarındaysak cama sırtımızı vermemiz gerekiyor, depremde bina sallandığı zaman camlar mermi gibi fırlatmaktadır.  Tüm vatandaşlarımız deprem anında ve depremden sonra ne yapacağımızla ilgili bir aile planlaması yapmamız gerekiyor. Her aile ferdine hem deprem anında hem de depremden sonra yapılması gereken görevlendirmelerin yapılması gerekiyor” şeklinde konuştu.
‘AFET VE ACİL DURUM
ÇANTANIZI HAZIRLAYIN’
Her vatandaşın acil durum çantalarını depremden önce hazırlaması gerektiğini ifade eden Türkmen, “Çantanızda en az 72 saat hayatta kalmanızı sağlayacak miktarda gıda, su ve diğer ihtiyaçlarınızı karşılayacak malzeme bulunmalıdır. Bir kişiye üç gün yetecek kadar su, bir kişiye üç gün yetecek miktarda bozulmaya dayanıklı gıda, pilli radyo, el feneri, ekstra pil, ilk yardım çantası, yardım çağırmak için düdük, mevsime uygun temiz giysi, konserve açacağı da içeren çok amaçlı çakı, çöp poşeti, önemli evraklar, kişisel hijyen malzemeleri, düzenli kullanılan ilaçlar…”.
Türkmen “Acil durumlarda günler hatta haftalar süren elektrik, gaz, su ve telefon kesintileri yaşanabilir. Bu yüzden çantanız bu kesintiler süresince size kolaylık sağlayacak malzemeleri de içermelidir. Hazırlayacağınız çantanın her an taşınabilir olması ve olası tahliye durumlarında kullanabilmeniz için aracınızda bulunması yararınıza olacaktır. Deprem bittikten sonra çantayı da alıp doğalgaz, elektrik, su gibi ana vanaları da kapatarak hızlı bir şekilde sarsıntıdan sonra hızlı bir şekilde dışarı çıkmalıyız. Depremde kesinlikle asansör ve yangın merdiveninin kullanılmasını önermiyoruz. Vatandaşlarımız merdivenlerin duvar kısmından tek sıra halinde hızlı bir şekilde terk etmesi gerekiyor” diye konuştu.
TOPLAM 87 ADET TOPLANMA ALANI VAR
Aksaray ve ilçelerinde deprem riskine karşı 87 tane toplanma alanı olduğunu aktaran Türkmen, “Toplanma bölgeleri 72 saat risk alanı sıfır olan bölgelerdir. Genelde park, bahçe ve geniş alanları tercih edip etrafında yapı olmayan alanlar seçilmiştir. Vatandaşlarımız e-devlet uygulaması ile kendilerine en yakın toplanma alanını görebilirler. Vatandaşlarımız depremden sonra mutlaka toplanma alanlarına gitmeleri gerekiyor. Burada yetkililerin direktiflerini beklemeleri gerekiyor. İlk 6-7 saat içerisinde mutlaka bir görevli gelip kendilerini yönlendirecektir. Bireysel hareket etmemeleri ve verilen talimatlara uymaları gerekiyor. Talimatlara uyulduğu sürece afet yönetimine yardımcı olmuş olurlar. Afet yönetiminin sistemli ve koordineli bir şekilde yürümesi vatandaşlarımızın alacakları hizmetlerin kendilerine hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlayacaktır. Vatandaşlarınız depremden sonra kesinlikle yıkılan bir veya hasar meydana gelen bir bina varsa yaklaşmamaları gerekiyor. Deprem anından sonra hiçbir vatandaşımızın ön hasar tespiti yapılana kadar binalarını kullanmamaları ve girmemelerini öneriyoruz. Günde 30’a yakın artçı sarsıntı meydana gelebilir. 5.9 büyüklüğünde bir artçı sarsıntı meydana gelebilir ve aynı büyüklükteki ikinci bir artçı sarsıntıda bina yıkabilir bu yüzden vatandaşlarımızın binalarına girmemeleri gerekiyor”.  RÖPORTAJ: Şeyda COŞAR

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Kategorideki Diğer Haberler

E - Gazete

Gündem

Video Galeri

Aksaray Hava Durumu

ANKARA

Yazarlar

Arşivde Ara

 
oley ozon korona covid 19 sanitasyon sterilizasyon ozon cihazı flf motor enerji bilişim ltd. şti. sınırsız enerji web sayfası Albatros Global tedarikçi portalı