• Sevda Altınkaya

    YETMİŞLERDE BİR KIŞ MEVSİMİ

    Sevda Altınkaya

YETMİŞLERDE BİR KIŞ MEVSİMİ


Kış mevsimine geçiş yaptığımız bugünlerde soğukları iyice hissetmeye başladık. Kimine çile, kimine tatil olan bu mevsimin seveni de sevmeyeni de çoktur. Peki yetmişlerde kış mevsimi nasıldı? Hep o yılların güzelliği, sadeliği konuşulur ya, hayat gerçekten bu kadar güzel miydi o yıllarda? Gelin yetmişlerde kış nasıldı, günümüzden farklı ve günümüze benzer olan neler var, bunları anlamaya çalışalım. Sonra kararı siz verin, acaba o yıllarda yaşamış olmayı sahiden ister miydiniz? Kışı anlamak için önce yazı ve sonbaharı anlamak gerek. Yaz harman kaldırma zamanıdır, sabah hocanın ezanıyla herkes ayağa kalkar, çocuklar dahil. Tan uykusu nedir bilinmez. Ekin tırmıkla biriktirilir, tırpan ve töngüyle (ekini işleyen alet) işlenir. İşlendikten sonra orakla deste basılır (yığın yapılır), bu sırada arkadan gelen bir kişi tırmıkla dökülenleri toplar. Yığınlar, harman yerine götürülür. Atı olan at arabasıyla, öküzü olan kağnısıyla götürür. O harman, malama yapılır (sapı, samanı saçmak) ve düvenle sürülür. Düven, atla veya öküzle sürülür. Malama yığılır, kuvvetli rüzgar estiğinde saman savrulur, taneler (arpa, buğday) bir tarafa, saman bir tarafa ayrılır. Taneler çineğerle elenir, kağnının gerisiyle (kağnının bir parçası) eve taşınır. Saman hayvanların yiygisi (yiyeceği) olur, eve taşınan buğday önce yıkanır, daha sonra köye en yakın değirmende öğütülüp un elde edilir. Sonbaharda ise buğdaylardan bulgur, tarhana yapılır. Bulgur yapmak zahmetli bir iştir. Neredeyse her evde bulgur değirmeni taşları bulunur. Değirmenin alt ve üst taşları arasında sıkışan buğday, bulgur halini alır. Bu işlem yalnız yapılamaz, taşları tek başına çevirmek zordur. Kadınlar bu iş için bir araya gelir, genelde akşam toplanırlar çünkü gündüz vakit bulamazlar. Üzüm bağı olanlar pekmez kaynatır, pekmez kaynatmak da en az bulgur kaynatmak kadar zordur fakat ayrıntılarına şimdi yer vermeyeceğiz. Kış için hazırlıklar daha ilkbaharda başlar. Hayvanların temeğinden(dışkı) kasnakla tezek basılır, hatta bunun için kadınlar birbirine günlük verir. Kışlık odun için, herkes kendi ağaçlığından odun keser, motorlu hızar bulunmadığından el hızarı ya da balta kullanılır. Kömür ise bilinmez. Baharda yakacağını, yazın ve sonbaharda ise yiyeceğini ayarlayan köylü için kış çalışma anlamında biraz durgun geçer. Fakat kışın soğuğu ve ayazı bu durgunluğu bastırır. Kadınlar tandırda, günlük ekmek yapar. Aynı şekilde yemek de bu tandırlarda pişer. Çay bulmak oldukça zordur, yoksulluk ve ulaşım sıkıntısından dolayı çayı genelde erkekler, misafir geldiğinde kendi aralarında içer. Kuru fasulye, patlıcan, domates kurusu yemeği, tarhana çorbası, bulgur aşı, yeşil mercimek çorbası, Bulgur pilavı, patates yemeği, pelize (pekmez şerbeti ve unla yapılır) mantı( sonbaharda elde kesilir) başlıca yemek çeşitleridir. Köyde elektrik olmadığı için gaz lambası ve çıra kullanılır fakat gaz pahalı olduğundan çocuklar akşam ezanıyla yatağa yatırılır, büyükler de az bir zaman sonra yatar. Çamaşırları yıkamak için tandırda su ılıtılır, deterjan olmadığından kil ve sabun karışımı kullanılır. Kış, hayvanlarla uğraşarak geçer. Evler topraktandır, kışın genelde akar. Çoğu evin salonunda orta bulunur. ( çatı olmadığından evin çökmesi engellenmeye çalışmak için salonun tam ortasına dikilen kalın direk). Yerde bir tane pamuk kilim bulunur, ısınmak için teneke soba kullanılır. Soba kovası yoktur, sobanın içi tezekle, odunla doldurulur. Sobayı tutuşturmak için dağdan kazılan kefen veya boruk adlı kurumuş bitkiler kullanılır. Çocukların odasında soba bulunmaz, hatta evlerin çoğunda herkes bir arada yatar. Yorgan üşütür diye soğuk odada yatanların üzerine kilim atılır. Kar dama iyice birikince; damın üstü tırmığın arkasıyla, kürekle kürünür( temizlenir). O dönemlerde kar çok yağdığından bu işlem haftada bir kez gerçekleştirilir. Evlerde su yoktur; köy çeşmesinden su taşınır, ırbık(ibrik) bilinmediği için testiyle taşınan su tandırda ısıtılır, onunla banyo yapılır. Çocuklar leğende, büyükler ahırda banyo yaparlar. Kışın soğuğunun ve karının geçmesiyle hayat kendini bahara bırakır, kapalı köy yolları açılır fakat yolların açılması köylü için pek bir anlam ifade etmez çünkü senede bir kez şehre gidilir ve bu kişi evin erkeği olur. Bahar gelince soğuktan rahatlayan köylü için yaban işleri( tarla sürümü, sebze, fidan dikimi, tezek, odun elde edilmesi, karık yapma, su sulama) dönemi başlar. İşler hiç bitmez, sadece şekil değiştirir. Bazı gelişmeler ve değişimler yaşansa da bu yaşam tarzı, köylerde doksanlara kadar devam etti. Yetmişlerde bir sene nasıl geçerdi, kış mevsimi bir evde nasıl karşılanırdı, bunları anlatmaya çalıştım. Çocukluğu annemden edindiğim bilgilerle o dönemlere ışık tutmak istedim. O yıllara denk gelmeyi gerçekten ister miydiniz ? Başta da söylediğim gibi, karar sizin.

Tarih: 02.12.2021 / İzlenim: 456

Yazarın Diğer Yazıları

E - Gazete

Gündem

Video Galeri

Aksaray Hava Durumu

ANKARA

Yazarlar

Arşivde Ara

 
oley ozon korona covid 19 sanitasyon sterilizasyon ozon cihazı flf motor enerji bilişim ltd. şti. sınırsız enerji web sayfası Albatros Global tedarikçi portalı