• Sevim ULUER

    Ata sporumuz: Okçuluk

    Sevim ULUER

Ata sporumuz: Okçuluk


Ok ve yay, tarih öncesi devirlerden beri savaş aleti olarak kullanılmış ve pek çok toplum tarafından gücün sembolü olarak görülmüştür. Eski Türklerde ok ve yaya çeşitli anlamlar yüklenerek hükümdarın hâkimiyet simgesi haline gelmiştir. Bu sebeple de Türkler, ok ve yaylarını asla yanlarından ayırmamışlardır. Bir hükümdar bir başka hükümdara haber gönderecek olursa, gidecek haber kâğıdı okun üzerine sarılarak gönderilirdi. Okun üzerinde kime ait olduğunu gösteren damgalarda bulunurdu.Her devletin kendi oklarının üzerinde o millete ait simgesel damgalar bulunurdu ve bu damgalardan okun hangi düşman tarafından geldiği net bir şekilde bilinirdi. Savaşçılık dışında sosyal alanda da okçuluk önem teşkil etmiştir. Örneğin askeri bayramlarda, dinsel törenlerde çeşitli sportif okçuluk yarışmaları toplumsal hayatta yer almıştır. Oka çok farklı anlamlar yüklenmiştir bunlardan en önemli ikisi dostluk ve güven anlamlarıdır. Türklerde okun bu yönleri ile hediye olarak kullanıldığı bilinmektedir. Ok gönderilen kişinin gönderenden emin olması anlamını vermektedir. Türklerin doğum, evlilik ve ölüm gibi hayatın her alanında ok-yay kullandıkları ve ok kullanabilmenin yiğitlik sembolü saydıkları ifade edilmektedir. Ayrıca İslam öncesinde yeminlerin de bir çağrı aracı olan ok-yay üzerine yapılması okçuluğa yüklenen dini boyutun ve önemin açık bir göstergesini oluşturmaktadır. Bu anlamda Hz. Muhammed’in hadislerinin etkisi görülmektedir. Buyurdu ki; ‘Bir ok sayesinde üç kişi cennete girer;oku yapan,sunan ve atan..Ok atmayı öğrenen sonra da (sebepsiz yere) terk eden kişi bizden değildir.’ Bu örneklerden sadece birisidir. Hatta Hz. Muhammed’in okçuluğu, bir babanın evladına öğretme yükümlülüğünde olduğu belirttiği rivayet edilir. Böylece okçuluk Türklerde bir sünnet algısı oluşturmuştur. Ayrıca okçuluk müsabakalarının yapıldığı meydanların ‘cennetten bir parçası olarak nitelendirilmiş ve ok meydanlarına alkollü ve abdestsiz girmemeye dikkat edilmiştir. Oku atan kişinin yay kabzasını tutarken abdestli olmasına özen göstermeli ve ok atarken kalpten besmeleyle birlikte ‘Ya Hak’ demesi gerekmektedir. Okçuluk sabır, azim ve yetenek işidir. Yay sabrı, Ok ise itaati sembolize etmektedir. Geleneksel bir yapısı olan Türk okçuluğunun binlerce yıldan günümüze kadar gelmiş kültürel bir değer olduğu da unutulmamalıdır.

Tarih: 25.03.2021 / İzlenim: 1280

Yazarın Diğer Yazıları

E - Gazete

Gündem

Video Galeri

Aksaray Hava Durumu

ANKARA

Yazarlar

Arşivde Ara

 
oley ozon korona covid 19 sanitasyon sterilizasyon ozon cihazı flf motor enerji bilişim ltd. şti. sınırsız enerji web sayfası Albatros Global tedarikçi portalı