13

Aksaray ‘Yeşil’ kimliğine yeniden kavuşmalı

türkiye erozyonla mücadele, ağaçlandırma ve doğal varlıkları koruma (tema) vakfı İl temsilcisi prof. dr. halis bilgil, bu yıl şehirde dikilen fidanlardan yüzde 85″in üzerinde başarı alındığını bildirdi. bilgil, kentin tekrar..

Aksaray ‘Yeşil’ kimliğine yeniden kavuşmalı
banner

türkiye erozyonla mücadele, ağaçlandırma ve doğal varlıkları koruma (tema) vakfı İl temsilcisi prof. dr. halis bilgil, bu yıl şehirde dikilen fidanlardan yüzde 85″in üzerinde başarı alındığını bildirdi. bilgil, kentin tekrar ‘yeşil aksaray” kimliğine kavuşması için ağaçlandırma faaliyetlerinin dolayısıyla tema gönüllü sayısının artması gerektiğini kaydetti.

aksaray Üniversitesi (asÜ) fen edebiyat fakültesi matematik bölümü Öğretim Üyesi prof. dr. halis bilgil, tema vakfının aksaray”da ki kuruluş aşamasından, ağaçlandırmanın öneminden, dikim faaliyetlerinden ve kenti yeşil kimliğine tekrar kavuşturmak adına çalışmalar yürütüldüğünden bahsetti.

 

aksaray”ın eskiden ‘yeşil aksaray” olarak anıldığına dikkat çeken bilgil, “Şehrin tekrar yeşil aksaray olmasına bu kadar ihtiyaç varken yapmamız gereken şey vakfımızdaki gönüllü sayısı artırmak ve aktif bir şekilde çalışmaları sürdürmektir. tüm aksaraylılardan bunu bekliyoruz. daha güzel işler yapalım istiyoruz” dedi.

 

 

tema vakfi her geçen yil etkİnlİĞİnİ artiriyor

 

vakfın kuruluş yılından ve bu aşamada kaydedilen faaliyetlerden bahseden il temsilcisi bilgil, “tema vakfı aksaray”da yaklaşık 15 yıldır çalışmalarını sürdürüyor. faaliyetler her geçen yıl etkinliğini artırıyor. bu durum genellikle il temsilciliği ve gönüllü ekibin çalışma temposuna bağlı olarak gelişiyor. biz son bir yıldır vakıf olarak oldukça aktif bir şekilde çalışıyoruz. bir milyon tema gönüllümüz var. türkiye”de ki en fazla gönüllü sayısına sahip sivil toplum kuruluşuyuz. sistemsel bir mekanizmamız var. en ufak bir olayda tüm tema vakfı harekete geçiyor. maddi kazancımız yok, çıkarımız yok her şey doğa için, doğamızı sevdiğimiz için…

 

sadece asÜ”de son 1 yıl içerisinde 4 bin fidanı toprakla buluşturduk. bunu yaparken asÜ genç tema topluluğu kurduk ve 200″e yakın aktif üyemiz oldu. son 10 yıl içerisinde 4 milyondan fazla fidan kendini kurtarmış, 5 milyondan fazla fidan da dikilmiştir. tema vakfı olarak da son bir yıl içerisinde 5 bin fidan toprakla buluşturuldu” ifadelerini kullandı.

 

‘İlk amacimiz verİmlİ topraĞin heba olmasini engellemek”

 

vakfın amaçları doğrultusunda hareket ettiklerini dile getiren halis bilgil, asıl gayenin toprağı korumak ve bunun adına önlemler almak olduğunu söyledi. bilgil şöyle konuştu: “tema vakfının amacı toprağı korumaktır. tema”nın açılımı, türkiye erozyonla mücadele, ağaçlandırma ve doğal varlıkları koruma vakfı”dır. bu doğal varlıklar; hava, su topraktır. İlk amacımız verimli toprağın heba olmasını engellemek. zira bir avuç toprak bin yılda oluşuyor. biz bu toprağı erozyon ve iklim değişikliğine bağlı olaylardan dolayı kaybedersek ülkemiz, ekolojik dengeden tutun da ekonomisine kadar olumsuz etkilenecektir. İnsanlar tema vakfını yalnızca ağaç dikim faaliyeti yürütmekle görevli diye biliyor. ama bizim zaten kuruluş amacımız toprağı korumak ve toprağı korumak adına faaliyetlerde bulunmak.”

 

 

çocuklara doĞa sevgİsİ aŞilaniyor

 

dikim faaliyetlerinin dışında toplumun her kesimini ağaçlandırmanın önemiyle ilgili bilgilendirmeye çalıştıklarını dile getiren prof. dr. bilgil, önemli olan şeyin toprak sevgisi aşılamak olduğunu ortaya koydu. bilgil, “ağaçlandırmanın faaliyetlerinin dışında çocuk, genç ve yaşlı kesime ağaçlandırmanın önemini anlatıyoruz. Şehir içerisindeki ağaçlandırmanın asıl amacı tema vakfının özellikle öğrenci kitlesine ağaç ve toprak sevgisini vermektir. tema vakfının çeşitli programları var. doğa eğitim, iklim değişim… bu programlar milli eğitim ile ortak yürütülen programlar. bu projeyle biz ilkokul, ortaokul ve lise çağlarındaki çocuklara gidiyoruz. onlara sunum hazırlıyoruz. konumuz toprak, su, hava yahut atık projeleri olabiliyor. son üç aydır her hafta iki tane özel okula ziyarette bulunuyoruz. seminer veriyoruz. ortak etkinlikler düzenliyoruz. tema vakfının gönderdiği materyalleri dağıtıyoruz. her sınıf için en az bir fidan dikiyoruz. çocukları önemsiyoruz. bazı değerler çocukken edinilmelidir. küçücük bir ağaç tohumunu anaokulu çağındaki çocuğa verip ona yetiştirmeyi öğretiyoruz. çocuk o fidanı evinde büyütüyor. birkaç ay sonra baktığımızda çocuğun fidan ile arasında bir bağ olduğunu görüyoruz. fidan büyüyor, gelişiyor sonra onu birlikte dikiyoruz. çocuk o fidana bakmaya devam ediyor. çünkü o fidanla bir bağ kurdu. en büyük hedeflerimizden biri çocuklarda bu bağın oluşmasını sağlamak…

 

bir diğer eğitim konumuz ise ağaç olmazsa ne olur? bunu da ortaokul ve yetişkin çağındaki çocuklara vermeye çalışıyoruz. ağaç sevgisi, fidan sevgisi, çevre sevgisi… bizler çocuklarımıza bunları aşılamaya çalışıyoruz. 50 yaşından sonra insanlar da bir ağaç sevgisi oluyor. burada 20 ve 50 yaş arasında bir kopukluk var. biz de bu kopukluğu milli eğitim bakanlığı işbirliğinde gidermeye çalışıyoruz” diye konuştu.

 

 

sen gÖnlÜnÜ ver doĞasana her Şeyİ verİr

 

kendilerini doğanın bekçileri olarak adlandırdıklarını belirten tema vakfı temsilcisi, “tema vakfı doğanın bekçisidir. biz şu an il temsilciliği olarak aksaray”da doğaya zarar veren herhangi bir olayda zararı önlemek, engellemek ve çözmek adına adımlar atıyoruz. sıkıntılı durumlarda tutanakları tutuyor, tema vakfı üst makamlarına iletiyoruz. onlarda hukuki yollar ile duruma müdahale ediyorlar. aksaray”da kaçak madencilik, kaçak sulama, kaçak kazılar yüzünden devam eden 30 davamız var” dedi.

ağaçlandırma faaliyetleriyle birlikte iklim değişikliklerinin de önüne geçilebileceğinden dem vuran bilgil,  değişimin en büyük nedeni olarak kentin yeterince yağış alamamasını işaret etti. İklim değişikliğine karşı kullanılabilecek en iyi silahın ağaçlandırma olduğunu düşünen öğretim üyesi bilgil, “topraklarımızın yalnızca derinlik olarak iki karışı verimlidir. daha sonrası mineral açısından bitki, sebze meyve üretimi için yetersizdir. amacımız yüzeydeki iki karışlık toprağı korumaktır. çünkü ağacın kökleri toprağa sarıldığında sel de aksa, toprak kolay kolay başka bir yere taşınamıyor. yani biz toprağı tutsun diye ağaçlandırma yapıyoruz.

 

aksaray gibi kurak yerlerde bitkiler ve ağaçlar kökünü kazık kök dediğimiz şekilde derinlemesine bırakarak toprağa tutunur. kazık kökler suya ulaşabilmek için derinlemesine kök salımı yaparsa toprağa güçlü bir şekilde tutunur. suya da ihtiyacı olmaz.  çam ağaçları, söğüt ağaçları ve meşe ağaçları kazık köktür. kökünü dibe doğru verir. hızlı bir şekilde dibe doğru gider, suyu bulana kadar susuzluğa dayanır. Şu anda aksaray”da en çok söğüt, çam ve meşe ağaçları; ihlara vadisi tarafına gittiğiniz de ise badem ağaçları ile karşılaşırsınız.  doğal ormanlaşmada olduğu gibi küçük fidanlar küçük olarak ekilecek ve köklerinin aşağı inmesi için belki ilk birkaç gün su verilir sonrasında bırakılır” şeklinde konuştu.

 

 

doĞru zaman, doĞru ortam, doĞru bakim

 

fidan dikiminde birçok parametre olduğunu öne süren ve bunlardan en önemlisinin zamanlama olduğunun altını çizen vakıf temsilcisi sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı: “aksaray”da yılda iki kere fidan dikim zamanı vardır. biri Şubat ve mart ayı diğeri de ekim ve kasım ayıdır. bunun dışında ekilen fidanların tutma ihtimali yüzde 50 düşmektedir. bununla birlikte fidanları yetiştirmek için kullanılan birkaç yöntem bulunmaktadır. en sık kullanılan yöntem tüplemedir. bu yöntemle dikilen fidanlar her dönemde dikilmeye müsaittir.  Öte yandan her toprakta her ağaç yetişmemektedir. doğru ağacı doğru yere dikmek de önemlidir. son olarak dikim aşamasından sonra gelen bakım aşaması da oldukça önemlidir.  bir fidanı diktiğiniz zaman bunun bir bakımı vardır.  doğa kendini yaşatmaya çalışır. fakat biz de ona yardımcı olmalıyız.  fidanları yabani otlardan arındırmak, gerektiği kadar vitamin takviyesi yapmak gerekir.” foto-haber: sümeyye çaliŞkan

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL