Köşe yazıları

Aşıklı Höyük’ün uzun ve gizemli tarihi

Birçok medeniyetlere ev sahipliği yaptığı için ‘Medeniyetlerin beşiği’ olarak adlandırabileceğimiz coğrafyamız arkeolojik açıdan da zenginlikleriyle adeta bir tarih şöleni yaşatıyor bizlere. Öyle ki bu bereketli topraklar yüzyıllar boyunca savaş sahnelerine..

Aşıklı Höyük’ün uzun ve gizemli tarihi
banner

Birçok medeniyetlere ev sahipliği yaptığı için ‘Medeniyetlerin beşiği’ olarak adlandırabileceğimiz coğrafyamız arkeolojik açıdan da zenginlikleriyle adeta bir tarih şöleni yaşatıyor bizlere.

Öyle ki bu bereketli topraklar yüzyıllar boyunca savaş sahnelerine şahit olmuş, bulunduğu konum itibariyle önemli ticaret yollarının üzerinden geçmesiyle zenginleşmiş, bu durum bölgenin gelişimine önemli katkı sağlamıştır.

****

Milattan önce Sümer, Hitit, Hatti, Urartu, Frigya, Lidya, Yunan, Roma, Bizans ve Türk kültürlerinin günümüze ulaşan mirasıyla Anadolu’muz adeta ‘Açık Hava Müzesi’ni andırıyor…

Tarihteki en eski ve en büyük ibadet merkezi olan Göbekli tepe,

Piramitlerden bile daha büyük olan Çatal Höyük,

Üstün kentleşme, mimarlık ve dinler tarihine ışık tutan simgeleri barındıran Efes Antik Kenti,             

Hitit İmparatorluğu’nun başkenti olarak Anadolu’da yüzyıllar boyu çok önemli bir merkez olan Hattuşaş,

Homeros’un İlyada Destanı’nda bahsedilen Troya Savaşı‘nın yapıldığı yer olarak da bilinen Truva Antik Kenti ve daha sayamayacağımız nice miras tarihte birçok ilki teşkil ediyor.

Üstelik Doğudan Batıya, Kuzeyden Güneye önemli medeniyetlerin yaşadığı coğrafyamızdaki bazı alanlar UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Bunun yanında bu listeye girmek için bekleyen miraslarda bulunuyor.

****

Yıkıntıların üst üste birikmesi nedeniyle oluşmuş, çoğu kez içinde tarihsel kalıntıların gömülü bulunduğu alanı ifade etmek için kullanılan ‘Höyük’ün Türkiye’de 200’den fazla olduğu biliniyor.

Aksaray; ‘Acem Höyük’, ‘Aşıklı Höyük’, ‘Güvercinkayası’ ve son olarak kazı çalışmalarının başlatıldığı ‘Büyük Deller’ alanlarıyla medeniyete atılan ilk adımın öncülerinden olmuştur…

Gülağaç ilçesi Kızılkaya köyünde yer alan ‘Aşıklı Höyük’ün tarihine şöyle bir göz atacak olursak;

Melendiz Çayı’nın yakınlarında kurulan, Kapadokya bölgesinin en eski yerleşim yeri olma özelliği taşıyan ‘Aşıklı Höyük’ aynı zamanda Orta Anadolu bölgesinin en eski köyü…

İNSANLIK TARİHİNDEKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜMLER

Aşıklı Höyük 1963 yılında Edmund Gordon tarafından keşfedilmiş, aynı yıl içerisinde başlatılan çalışmalarda yerleşimin tarihinin milattan önce 10 binli yıllara dayandığı ortaya çıkarılmıştır.

Bu yerleşkenin önemli özelliklerinden bir tanesi Aşıklıların, avcı-toplayıcı ve göçer yaşamdan yerleşik yaşama geçmesidir…

Neolitik Çağ döneminin yerleşkelerinden olan Aşıklı, 25-30 kuşağın bölgeyi hiç terk etmeden uzun yıllar yaşadığı bir alan olarak geçiyor tarihe. Bin yıllık bir kuşak tarihi yatıyor Aşıklı Höyük’te.

Kazı çalışmalarında yeni doğmuş bebek, çocuk, kadın ve erkek toplamda 14 insan iskeleti bulunmuştur.

İLK SOKAK; İLK MEYDAN

Aşıklı Höyük halkı kerpiç duvarları anımsatan kulübe benzeri binalarda yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Yuvarlak barınaklardan dörtgen binalara geçiş, sokak yapılanması, meydan alanı oluşturulması ve çöp biriktirme alanları tarihte ilk kez Aşıklı Höyük’te oluşturulmuştur…

BESLENME ALIŞKANLIKLARI

Yapılan araştırmalarda elde edilen buluntular halkın etlerini çoğunlukla avcılıktan elde ettiklerini gösteriyor. Kazı çalışmalarında ise yerleşim içerisinde hayvanların uzun süre tutulduğunu yani hayvanları evcilleştirmeye çalıştıkları bilgisine ulaşılıyor. Aşıklı Höyük’te besin ekonomisi koyun, keçi, sığır, balık ağırlıklı olmak üzere yabani hayvan avı, tahıl ve baklagillerin hasadı ile ot ve meyve toplayıcılığı gelişmiştir. Üstelik yine yapılan çalışmalarda Aşıklıların besinlerini depoladıkları özel tahıl ambarları ortaya çıkmıştır. (Arpa taneleri bulunmuş)

İLK BEYİN AMELİYATI

İnsan gerçekten hayret ediyor…

Aşıklılar, Tıp tarihi açısından da önemli bir ilke imza atmış, kazı çalışmalarında 20-25 yaşlarındaki genç bir kadının kafatasında beyin ameliyatı izine rastlanmıştır. Cerrahi bir operasyon sonucu olduğu düşünülen deliğin açılmasından sonra kadının hayatta olduğu ve ameliyattan sonra bir süre daha yaşadığı anlaşılmıştır. Başka bir kafatasında ise çene kemiğinde çok ustaca yapılmış otopsi izlerine rastlanmıştır. Anadolu’nun ilk beyin ameliyatı olarak kabul edilen genç kadına ait kafatası günümüzde Aksaray Müzesi’nde sergilenmektedir.

*****

Bir şehrin zenginliği o bölgenin jeolojik yapısından tarihine, kültürel birikimlerinden inanç yapılanmalarına, yaşanmışlıklarından beslenme alışkanlıklarına kadar birlikte değerlendirildiğinde bir anlam kazanıyor…

Keşfedilen her bölge tarihe farklı anlamlar katıyor. Tarihin ilklerini teşkil edecek olan birçok ören yeri ise keşfedilmeyi bekliyor.

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL