Gündem

Bedir Muhtâr ile Zemzem Suyu Menkıbesi

Menkıbeye göre Bedir Muhtâr (Bezir Baba), Aksaray’dan hacca gider. O, Hicaz’dayken Aksaray’da kalan Bedir Şâh (Vezir Baba) ve etrafındakiler de “Bedir Muhtâr, Hicaz’da pınarından Zemzem içiyor, Zemzem ile abdest alıyor…

Bedir Muhtâr ile Zemzem Suyu Menkıbesi
banner

Menkıbeye göre Bedir Muhtâr (Bezir Baba), Aksaray’dan hacca gider. O, Hicaz’dayken Aksaray’da kalan Bedir Şâh (Vezir Baba) ve etrafındakiler de “Bedir Muhtâr, Hicaz’da pınarından Zemzem içiyor, Zemzem ile abdest alıyor. Biz ise burada susuz kalıyoruz” diye serzenişte bulunurlar. Bunun üzerine o gece Bedir Muhtâr, Bedir Şâh’ın rüyasına girer ve ona bir dua okur, duayı öğretir. Sonra ona “Yarın, sen de bu duayı oku” der. Bedir Şâh da sabah uyandığında, rüyasında kendisine öğretilen duayı, tepede okur. Tepeden aşağıya inerken de arkasından bir su aktığını fark eder. Suyu fark eden Bedir Şâh, hemen kaynayan pınara bakar, hayrette kalır, sonra “Bu su, ben dua ettiğim için kaynadı” diye söylenir. Yani Bedir Şâh’ın içine bir gurur girer. O içindeki bu gururla bu sözleri söyler söylemez de suyun güçlü kaynaması bir anda durur, yalnız sızıntı hâlinde kaynamaya devam eder. Bedir Şâh, söylediklerine pişman olur, tövbe eder, Bedir Muhtâr’ın duası vesilesi ile suyu Allah’ın kaynattığını anlar ve ikrar eder ancak su, biraz önceki güçlü kaynamasına geri dönmez. İşte o gün bu gündür de hep böyle az kaynar, ancak hiç kesilmez. Damla damla akan bu su pınarı, Bedir Muhtâr’ın kendi adıyla anılan Bedir Muhtâr Kabristanı’nın üst kesimlerinde bulunmaktadır.

M.1599 doğumlu Aksaraylı Seyyid Hasan Rızâyî de Aksaray sâkinlerinden bahsettiği Nüzhetü’l-Ebrâr adlı Arapça eserinde, Bedir Muhtâr ve Zemzem Suyu’ndan bahsetmiş ve anlattıklarını atalarından duyduğunu söylemiştir Yani Aksaray’da Bedir Muhtâr ile kurulan Zemzem Suyu ilişkisi, 17. yüzyıldan evveline dayanmaktadır:

İbrahim Hakkı Konyalı, Aksaray Tarihi adlı eserinde Bedir Muhtâr’a Bedir Şâhî de denildiğini, Evliyâ Çelebi Seyahat-nâmesi’nde ise bu zâttan “Bedreddîn Sultân Velî” olarak bahsedildiğini söylemektedir. Bedir Muhtâr’a “Bedir Şâhî” de denilmesi doğru değildir. Çünkü Bedîr Şâhî, Bedîr Baba ile menkıbeleri anlatılan Vezir Baba’ya verilen diğer bir addır. Her ikisinin de isminin Bedir olması sebebi ile anlatılarda birbiriyle karıştırılmaktadır. Menkıbe, 2 karakter üzerinden anlatılmaktadır; Bedir Muhtâr ve Bedir Şâh. Yerel anlatılarda bazen bu isimlerin birbiri yerine de kullanıldığı görülmektedir. Bu yüzden de Bedir Muhtâr’a yanlışlıkla Bedir Şâh da denilmiştir.

Bu anlatılanlar bir menkıbe olduğu için, ilmî görülmeyebilir. Ancak menkıbedeki 2 karakterin isimleri, toplum hafızasında bugüne kadar getirilmiş gerçek isimlerdir. Bedir Muhtâr (Bezir Baba) zaten menkıbenin ana karakteridir. Bedir Şâh (Vezir Baba) ise, Danişmendlilerin son meliki Nizâmeddîn Yağıbasan’ın oğlu Bedreddîn Yûsuf olmalıdır. Nizâmeddîn Yağıbasan’ın üç oğlu vardır; Zahirüddîn İli, Muzafferüddîn Mahmûd ve Bedreddîn Yûsuf. Sultan II. Kılıçarslan (öl.1192), Yağıbasan oğullarını, Selçukluların bir zaaf anından yararlanmasınlar diye Türkmenlerin başına uç beyi olarak görevlendirmiştir. I. Gıyaseddin Keyhüsrev (öl.1211)’in tahta ikinci kez oturması (1205) için harekete geçen devlet adamları ve beylerin arasında Yağıbasan’ın oğullarının da olması sebebi ile I. Gıyâseddîn Keyhüsrev (1205), Yağıbasan oğullarını hizmetlerine karşılık olarak ödüllendirmiştir. Zahirüddîn İli, pervanelik görevine getirilmiş; Muzafferüddîn Mahmûd ise Kayseri valiliğine atanmıştır. Ancak bu kardeşlerden Bedreddîn Yûsuf ile ilgili bir bilgi yoktur

Emîr Muzafferüddîn Mahmûd’un Selçukluların Aksaray Emirliğini de yaptığı bilinmektedir. Onun, I. Gıyâseddîn Keyhüsrev (öl.1211) ve I. İzzeddîn Keykâvus (öl. 1220) dönemlerinde görevde bulunduğu ve 1210 yılında Aksaray Emirliği yaptığı söylenmektedir. Bu durumda Muzafferüddîn Mahmûd’un, 1205’te Kayseri Emirliği yaptığı ve 1210’a yakın bir dönemde de Aksaray Emirliğini yapmaya başladığı söylenebilir. O, Kayseri Emirliği yaptığı sıralarda yani 1205 ile 1210 tarihleri arasında ya da onun vefatından sonra, hakkında isminden başka bir bilgi olmayan kardeşi Bedreddîn Yûsuf da Aksaray Emirliği yapmış olabilir. Muzafferüddîn Mahmûd’un Aksaray’da Muzafferiyye Medresesi’ni yaptırması gibi Bedreddîn Yûsuf’un da Aksaray’da imâret yaptırdığı söylenmektedir. O, Aksaray Bedriyye Medresesi’nin bânisi kabul edilmektedir.

Kısacası menkıbede ismi geçen Bezir Baba, Bedir Muhtâr iken; Vezir Baba (Bedir Şâh) da Bedreddîn Yûsuf olmalıdır. Bedir Şâh’a halk arasında Vezir Baba denmesini, Bedir Şâh (Bedreddîn Yûsuf)’ın da Selçukluların Aksaray Emirliğini yapmış olmasıyla açıklayabiliriz.

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL