banner
Köşe yazıları

BOMBALARIN ALTINDA GAZZE’DE RAMAZAN

Kıymetli Okurlarım, Ramazan ayının üçte birini geride bıraktığımız şu günlerde, her günün sonunda, açlık ve susuzlukla dolu saatlerimizi geride bırakırken, iftar vaktinin gelmesini sabırsızlıkla bekliyoruz. Bu bekleyiş, gündüzün gündelik koşuşturmalarına..

BOMBALARIN ALTINDA GAZZE’DE RAMAZAN
banner

Kıymetli Okurlarım,

Ramazan ayının üçte birini geride bıraktığımız şu günlerde, her günün sonunda, açlık ve susuzlukla dolu saatlerimizi geride bırakırken, iftar vaktinin gelmesini sabırsızlıkla bekliyoruz. Bu bekleyiş, gündüzün gündelik koşuşturmalarına ve zorluklarına rağmen, akşam iftar soframızda ne yiyeceğimizi düşünmenin getirdiği tatlı bir heyecanla birleşiyor. İster evimizin huzurunda ister dışarıda bir yerde olsun, iftar menüsünde hangi lezzetlerin yer alacağını hayal etmekle günü tamamlıyoruz. Ailemizle veya sevdiklerimizle, iftar sofralarımızı en sevdiğimiz yemeklerle donatmak için, imkanlarımız ölçüsünde, elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.

Peki ya Gazze’deki Müslümanlar, bu Ramazan ayını nasıl idrak ediyor, hiç aklımıza geliyor mu? Beş aydır, İsrail’in Gazze’ye yönelik uyguladığı soykırımın yankılarına her gün yazılı ve görsel medyada şahit oluyoruz. Alıştık mı artık bu haberlere? Yoksa her biri yüreğimizde yeni bir yara açıyor mu? İftar soframızda nimetlerle dolup taşarken, Gazze’deki kardeşlerimizin yaşadığı derin acı, boğazımızdan geçen bir lokmayı olsun zehre dönüştürüyor mu? Onların ızdırabı, bereketle donattığımız sofralarımızda bize eşlik eden bir gölge, sessizce fısıldayan bir vicdan azabı haline geliyor mu? Yoksa hâlâ, bu dram karşısında gözlerimizi mi kapıyoruz, kendi konfor alanlarımızın sınırları içine mi sığınıyoruz?

Ve biz? Bizler ne yapıyoruz? Sessizce oturup, bu dramı uzaktan izliyoruz. Belki bir anlık üzüntü duyuyor, sonra kendi günlük yaşantımıza geri dönüyoruz. Belki de gözlerimizi kapıyor, kulaklarımızı tıkıyoruz. Çünkü acı gerçeklerle yüzleşmek, bizleri rahatsız ediyor. Gazze’deki insanların çektiği acı, bizim soframızdaki lezzetlerin tadını kaçırmıyor bile. Onların gözyaşları, bizim gözlerimizden akıyor mu? Onların yüreklerindeki yangın, bizim kalplerimizi ısıtıyor mu? Hayır. Çünkü biz, uzakta olan bir trajediyi, sadece bir haber bülteninden ibaret görüyor, sonra unutuyoruz.

Hepimiz biliyoruz ki Ramazan ayının ilk günlerinden itibaren, Gazze’deki Filistinliler için Ramazan, her zamankinden daha ağır bir atmosferde başladı. Savaşın gölgesinde, kıtlık ve hastalıkla mücadele eden Müslümanlar, bu kutsal ayı çadırlarda ve sürekli tehdit altında karşıladı. Müslüman dünyanın bir araya gelip dayanışma içinde olduğu bu ayda, Gazze’nin dört bir yanı, yıkılmış evlerin enkazında hayatta kalanları ve kayıpları arayan insanlarla dolup taşmaktadır. Bu kutsal ayda da zalim İsrail’in bombaları hiç susmadı. Bir lokma yiyecek bekleyen onlarca oruçlu Müslüman’ın üzerine tüm dünyanın gözü önünde bombalar yağdırmaya devam ediyor zalim İsrail.

Küresel güçler, Birleşmiş Milletler çatısı altında İsrail’in bombardımanlarını bu kutsal ayda bari durdurmak adına bir tiyatro oynamaya devam ediyor. ABD, bir yandan İsrail’in bu zulmünü durdurmak için çalışıyormuş gibi gözükürken, diğer yandan İsrail’e silah yardımı yapmaya devam edeceğini de pervasızca söylemekten de çekinmiyor.

Bu mübarek Ramazan ayında gıda ve diğer yardımların teslimatı için özellikle Gazze’nin kuzeyine erişim imkansız hale geldi. Tüm bölge boyunca, insanlar Ramazan sırasında açlık ve kıtlığı daha fazla hissediyor. Gazze’nin güney sınır kenti Refah’ta, ise 1,5 milyon kişinin sığındığı yerde, konserve yiyecekler ve fasulye ile iftar açabiliyorlar ancak. Sahi yerinden edilmiş, her bir sokağı bombalanmış insanların neyi kalır ki! Acı ve gözyaşından başka…

Bizler iftar saatinde, biraz heyecan biraz da sabırsızlıkla top atışını beklerken, Gazze’deki Müslümanlar, durmadan bomba sesleri ve hızla geçen ambulanslar sesleri ile irkiliyor defalarca.

Peki ya çocuklar? Gazze’deki Filistinlilerin, yüz binlercesi kıtlığın eşiğinde. Gazze’deki çocukları sadece İsrail bombaları öldürmüyor. Şimdi bazıları açlıktan da ölüyor.

Yüce Rabbimiz söz konusu Müslümanlar olunca kafilerin tek vücut olduklarını bize Kuran-ı Kerim’de şöyle bildirmişti:

“Ey iman edenler! Kendi din kardeşlerinizden başkasını dost ve sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size ellerinden gelen kötülüğü yapmaktan geri durmaz; her zaman sıkıntıya düşmenizi isterler. Baksanıza, size olan şiddetli öfkeleri ağızlarından taşıyor. Kalplerinde gizledikleri kin ve düşmanlık ise daha korkunçtur. Eğer aklınızı kullanıp gereğince davranırsanız, size ayetlerimizi kesin bir şekilde açıklamış bulunuyoruz.”

Kıymetli Okurlarım,

Bu Ramazan, Gazze’de yaşananlar sadece bir hatırlatıcı olmalıydı. İnsanlık dışı muamelelere, açlık ve sefalete maruz bırakılan Müslümanların hikayeleri, bizlere kendi içimizdeki insanlığı sorgulatmalıydı. Ama ne yazık ki, dünyanın birçok yerindeki insanlar gibi, biz de çoğu zaman sadece kendi rahatımızı düşünüyor, başkalarının acıları karşısında duyarsız kalabiliyoruz. Gazze’deki insanlar için yapılan yardım çağrıları, çoğu zaman boşlukta yankılanıyor, çünkü bizler kendi içimize kapanıp, kendi küçük dünyalarımızda kayboluyoruz.

Sitemkârım, evet. Çünkü her birimiz, bu dünyada birbirimize borçluyuz; sevgi, yardım, dayanışma borcu. Ancak bu borcu ödemek yerine, çoğu zaman gözlerimizi kapatıyor, kendi bencilliklerimizle meşgul oluyoruz. Gazze’deki kardeşlerimizin yaşadığı zulüm, bizim sessizliğimiz ve eylemsizliğimizle daha da derinleşiyor. Bu Ramazan, belki de gerçek anlamda “paylaşmak” nedir, bir kez daha düşünme vaktidir. Belki de bu Ramazan, Gazze’ye, oradaki masum insanlara, çocuklara el uzatma vaktidir. Yeter ki, gözlerimizi açalım, kalplerimizi ve ellerimizi onlara doğru uzatalım. Çünkü Allah Resulü bize çağlar öncesinden bir hadisinde şöyle seslenmişti:

“Mü’minler birbirlerini sevmede, birbirlerine karşı sevgi ve merhamet göstermede tek bir beden gibidir. O bedenin bir organı acı çektiği zaman, bedenin diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateş çekerler.” (Müslim, Birr, 66)

Selam ve dua ile…

EMİNE BÜŞRA YILMAZER

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner


ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL


flf motor enerji bilişim ltd. şti. web yazılım tasarım ucuz çelik ev prefabrik site fiyat konteyner bungalov tiny house program web sayfası