Köşe yazıları

ÇAĞIMIZIN SORUNU:TÜKETİM ÇILGINLIĞI

‘’Gerçek ihtiyaçlar ile sahte ihtiyaçlar arasındaki ayrımın ortadan kalktığı tüketim toplumunda birey, tüketim mallarını satın almanın ve bunları sergilemenin toplumsal bir ayrıcalık ve prestij getirdiğine inanır. İnsan bu süreçte bir..

ÇAĞIMIZIN SORUNU:TÜKETİM ÇILGINLIĞI
banner

‘’Gerçek ihtiyaçlar ile sahte ihtiyaçlar arasındaki ayrımın ortadan kalktığı tüketim toplumunda birey, tüketim mallarını satın almanın ve bunları sergilemenin toplumsal bir ayrıcalık ve prestij getirdiğine inanır. İnsan bu süreçte bir yandan kendini toplumsal olarak diğerlerinden ayırt ettiğine inanırken, bir yandan da tüketim toplumuyla bütünleşir. Dolayısıyla tüketmek birey için bir zorunluluğa dönüşür. İnsani ilişkiler yerini maddelerle ilişkiye bırakır. Artık geçerli ahlâk, tüketim etkinliğinin ta kendisidir. ‘’

Jean Baudrillard 

‘Modern çağa ayak uydurmak’ amacıyla öyle hızlı bir yaşam içine girdik ki etrafımızda olup bitenlere odaklanamıyoruz.

Birkaç yıl önce mağazada gezinirken beğendiğimiz bir kıyafetin çıkışta peşimizden geleceğini söyleseler inanmazdık. Günümüzde özellikle internet ortamında bir defa bakıp çıktığımız ürünler diğer sitelerde peşimizi bırakmıyor, bizi o ürünü satın almaya zorluyor. Sosyal medyada yaşamlarını takip ettiğimiz insanların yedikleri, içtikleri, giydikleri şeyleri alabilmek bizi o insanların olduğu noktaya yakınlaştırıyormuş gibi hissetmeye, sahte bir hayatı yaşamaya sürüklüyor. Tabi bu sırada benliğimizde açtığımız boşluklar bizi farkında olmadan beslenme konusunda da etkiliyor.

TÜKETİM ÇILGINLIĞININ EN ÖNEMLİ SEBEBİ RUHSAL AÇLIK…

Ruhsal açlığı olan bireyler çok yemeye, çok almaya ve çok tüketmeye meyilli oluyor. Günümüzde hareketin azalması, tüketimin artması obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve kanser gibi kronik rahatsızlıkların görülmesinde en büyük etken olarak karşımıza çıkıyor.

Reklamların insanlara olan etkisinin araştırıldığı bir çalışmada beynin dikkat, ödül ve tat ile bağlantılı olan bölgelerin özelikle gıda reklamları yayınlandığında tüm katılımcılarda aktif olduğu gözlenmiş. Ayrıca bu tür reklamlara maruz kalan çocukların ve gençlerin ilerleyen yıllarda obez olma riskinin daha yüksek olduğu gözlenmiş. Bu reklamlarda verilen mesajlar genellikle bu yiyecekleri yemenin normal, eğlenceli ve sosyal açıdan ödüllendirici olduğuyla alakalı…

Reklamların bizi yönlendirmesine karşı çıkmak için ihtiyacımız varmış gibi gösterilen ürünlere ‘Gerçekten ihtiyacım var mı?’ sorusunu sormak ve aslında ihtiyacımızın olmadığını kendimize hatırlatmak bilinçli tüketiciler olarak en önemli adımlarımızdan biri olabilir.

Özellikle ‘Sağlıklı’ başlığı altındaki ürünlere dikkat edilmesi gerekiyor. Yulaflı barlar, şeker ilavesiz kahvaltılık gevrek vb. ürünler sağlığa zararlı olarak sayılan birçok madde içerebiliyor. Bu yüzden aldığınız ürünün etiketini okumak, içindekilerin ne olduğunu araştırmak çok önemli. Sağlık Bakanlığı okul kantinlerinde çocukların sağlığını tehdit eden gıdaların satışını yasaklamak gibi obeziteye karşı sağlıklı beslenme projeleri üzerinde çalışıyor fakat okul dışında bize düşen görevler var. Örneğin;

Online alışveriş yapmak yerine market alışverişi yapmak böylece hareketi artırmak,

Alışverişe aç karnına çıkmamak,

Alışverişten önce ihtiyaç listesi hazırlamak,

Alışverişte paketlerin rengine ve büyüsüne aldanmadan etiket okuyarak doğru ürünü seçmek,

Çocuklara küçük yaşlardan itibaren doğru gıdayı seçebilme yetkinliği kazandırmak,

AVM gezileri yerine park ve doğa yürüyüşü tercih etmek,

Sosyal faaliyetlerde bulunmak hem siz hem de çocuklarınız için ihtiyaç dışı tüketimi azaltmanıza yardımcı olacak ve tüketim çılgınlığına karşı bir adım daha atılmış olacaktır.

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL