Röportaj

Geçirdiği kaza  yaşama sevincini elinden alamadı

Mezun olduğu okulda engelli kontenjanıyla işe başlayan Samet Vurgun’un azmi tüm engellilere örnek teşkil ediyor. Hayatın türlü zorluklarına rağmen neşesini, inancını ve sevincini kaybetmeyen Samet Vurgun, hayatının dönüm noktası olarak..

Geçirdiği kaza  yaşama sevincini elinden alamadı
banner

Mezun olduğu okulda engelli kontenjanıyla işe başlayan Samet Vurgun’un azmi tüm engellilere örnek teşkil ediyor.

Hayatın türlü zorluklarına rağmen neşesini, inancını ve sevincini kaybetmeyen Samet Vurgun, hayatının dönüm noktası olarak belirttiği kaza sürecinden sonra bir zamanlar öğrenci olduğu okulda iş hayatına başladı. Samet Vurgun, duygu durumunun okula adapte olma sürecinde sürekli değiştiğini, hiç hissetmediği duyguları o süreçte hissettiğini ve hayata bambaşka bir yerden bakmaya başladığını söyledi.

Koridorlarında koştuğu, arkadaşlarıyla oyunlar oynadığı okuluna yıllar sonra tekerlekli sandalyeyle dönen Samet’in hayat hikâyesini siz değerli Egemen okurları için derledik.

Samet Vurgun kimdir?  Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Merhabalar ben Samet Vurgun. 2006 yılında lise öğrenimime Turizm Otelcilik Lisesi’nde başladım. 2010 yılında buradan mezun oldum. Sonra üniversiteye hazırlanmak için dershaneye gittim ve sınav sürecine başladım. İlk yıl istediğim puanı yakalayamadığım için ikinci yıl tekrar dershaneye gittim. Bu dönemde bir trafik kazası geçirdim. Arabada arka tarafta yolcuydum. Aracın içerisinde 5 kişiydik. Arkadaşlarımla birlikte sınav döneminde moral olsun diye Mersin’e gidiyorduk. Kazada boynum sıkışarak kırıldı. Bu kırılma sonucunda omuriliğimde yaralanma oluştu. Bacaklarım o andan itibaren kullanamaz bir hale geldi. Ailemden bahsedecek olursak; 4 kardeşiz, en küçükleri benim. Annem ve babamla birlikte yaşıyorum.  Herkesin hayatı benim durumla birlikte değişti. Onların içtenlikle yaklaşımlarını ve desteklerini her zaman hissettim.

Kaza hayatını nasıl etkiledi? Kazadan sonra hayatında neler değişti?

20 yıllık normal bir yaşamdan sonra kaza hayatımda dönüm noktası oldu. İlk yıllar çok sıkıntılı ve zor bir süreçti. Zamanla bu duruma alıştım ve aşmaya karar verdim. Kazanın 4’üncü yılında evde oturmakla olmayacağını anladım. Yeniden bir şeylerin peşinden yetişmem gerektiğini düşündüm. Bir işin ucundan tutmam gerekiyordu. Hem kendim hem ailem hem de psikolojik durumum için yeniden bir şeyler yapmalıydım. Bunun için ilk adımı iş hayatına girerek atmaya karar verdim ve sınavlara hazırlandım. Bunun sonucunda İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atamam gerçekleşti.

Mezun olduğun okulda işe başlamak nasıl hissettirdi?

Benim için hem iyiydi hemde zordu. İyi kısmı tanıdığım, bildiğim bir ortamda işe başlamaktı. Beni zorlayan ise ayakta mezun olduğum öğretmenlerimin arasına tekerlekli sandalyeyle girip işe başlamaktı. Bu beni birkaç gün zorladı fakat zamanla onların da desteğiyle bunu aştık.

Çalışma sürecin nasıl başladı?

İlk atamam yardımcı hizmetler sınıfında oldu. 2 yıl sonra görevde yükselme sınavıyla genel hizmetler sınıfına terfi ettim. Şu anda da otelimizin ön muhasebe bölümünde görev yapıyorum. İşimiz yoğun olmakla birlikte severek yapıyorum. Çünkü böyle bir okulu Aksaray’ımıza kazandıran bir idaremiz ve müdürümüz var. Yardımcı olmak konusunda işimizi özveriyle yapmaya çalışıyoruz.

Biliyoruz ki engelli olmak sadece doğuştan gelmiyor. Bugün aslında herkes birer engelli adayı… Senin iş hayatına atılmak isteyen engelli vatandaşlara tavsiyen nedir?

İlk olarak kabuklarını kırmaları gerekiyor. Dışarıda hayat devam ediyor. Doğan Cüceloğlu’nun çok sevdiğim bir sözü vardır: “Sen hüzünlüsün diye dünya sana yol vermeyecek”. Bu dünya dönmeye devam ediyor ve kimseyi beklemiyor. Bu yüzden imkanı olan herkes hayata nereden başlarsa başlasın devam etmeli. Devlette birçok konuda engelli bireylerin yanında. Onlar için birçok kolaylıklar sağlıyor. Yeri geldiğinde evinde alınıp tekrar evine bırakacak şekilde uygulamalar yapılıyor. Bu yüzden benim tavsiyem hayat küsülecek kadar uzun bir süreç değil. En kısa zamanda ilk fırsatta dışarıda ki adım atsınlar ve hayata devam etsinler. Dışarıda kendisine göre bir şeyin olduğunu mutlaka keşfedeceklerdir.

DEĞER KATAN PERSONELE ÖDÜL

Uluırmak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ergün Demirer, personellerin moral ve motivasyonlarını artırmak için her ay bir personeli ödüllendirdiklerini söyledi. Ekim ayında Samet’in ‘Değer Ödülü’ne layık görüldüğü söyleyen Demirer şöyle konuştu: “Geride bıraktığımız ekim ayıyla birlikte kendi mezunumuz, muhasebe birimimizde görev alan Samet  ‘Değer Ödülü’ alan çalışanımız oldu. Samet’in hayata tutunma gayretini, çabasını desteklemek adına da son derece anlamlı bir çalışmaydı. Bizde emeği ve örnek davranışlarıyla Samet’i ödüllendirmek istedik. Yaptığımız bu uygulama çalışanlar arasında yüksek teveccüh gördü. Samet’i tebrik ediyoruz.”  Foto/Röportaj: Şeyda COŞAR

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL