Özel

Geleceğin tıbbı: Rezonans

Uzun diyet listelerinden sıkılan ve kilo vermede zorlanan danışanlarına frekans düzenleme yöntemiyle kilo verdiren Diyetisyen Menşure Ökçesiz, hastalarını aynı zamanda geleceğin tıbbı olarak gördüğü rezonans tedavisiyle çeşitli bağımlılıklardan kurtarıyor. 3..

Geleceğin tıbbı: Rezonans
banner

Uzun diyet listelerinden sıkılan ve kilo vermede zorlanan danışanlarına frekans düzenleme yöntemiyle kilo verdiren Diyetisyen Menşure Ökçesiz, hastalarını aynı zamanda geleceğin tıbbı olarak gördüğü rezonans tedavisiyle çeşitli bağımlılıklardan kurtarıyor.

3 yıl önce kliniğinde başlattığı rezonans terapileriyle birçok danışanını çeşitli bağımlılıklarından arındırarak kilo verdiren Diyetisyen Ökçesiz, uyguladığı yöntemle Aksaray’da bir ilki teşkil ediyor.

Diyetisyen ve aynı zamanda Gıda Mühendisliği yapan Ökçesiz, “Son zamanlarda insanlar zayıflama ilaçlarına oldukça yönelmiş durumda, çünkü diyet listeleri insanları korkutuyor.  Bu yüzden de insanlar en kısa ve kolay yoldan zayıflama yöntemi arayışı içinde… Biz, bu aşamada insanların hayatını nasıl kolaylaştırabiliriz? Diyet listelerinden sıkıldık, kilo vermeyi daha kolay hale nasıl getirebiliriz? diye düşündük ve Aksaray’da kullanımı ilk olacak bir cihazı 3 yıl önce hizmete sunduk.  Hamur işi ve tatlı bağımlılığı olanlara, diyet yaparken zorlananlara, vücudundan bu gıdaların zararlı etkilerini atamayan ve diyet yaparken bir müddet bunlardan uzak durup sonrasında tekrar yemeye başlayanlara frekans düzenleme yöntemini uyguluyoruz” dedi.

‘DİYET YAPIYORMUŞ

GİBİ HİSSETMİYORSUNUZ’

Rezonans yöntemiyle yemeye ve bağımlı olunan şeylere karşı istek ve arzuları azaltmaya başladıklarını bu sayede kişilerin diyet yapıyormuş gibi hissetmediğini ifade eden Diyetisyen Ökçesiz, “Kişi bu aşamada açlık hissini de azaltmış oluyor. Diyet yapıyor gibi hissetmiyor. Çünkü canı çekmiyor, iştahı olmuyor. Sağlığa zararlı besinleri yiyemiyor. Böylece çok rahat bir şekilde kilo vermeye başlıyor” ifadelerini kullandı.

Sürecin nasıl ilerlediği konusuna da değinen Ökçesiz şöyle konuştu: “Seanslarımız bir saat sürüyor. Önce sizden bir idrar alıyoruz. Cihaz verilen idrarla kişiyi tanımlıyor. Daha sonra cihazdan size bazı parçalar bağlıyoruz. Cihaz sizden veri alıyor. Her şeyin bir enerjitik yapısı ve bir frekansı vardır. Cihazda sizden aldığı verilerle bozulan frekansı tespit edip düzenliyor. Böylece yaşamınız daha dengeli bir hal alıyor. Aşırılıklar törpüleniyor. Cihazımızı geleceğin tıbbı olarak görüyoruz. Ayrıca, kullandığımız cihazda şebeke elektriği almıyoruz. Çünkü şebekeden gelen elektrik bile frekansları bozar. Biz piller ile cihazı çalıştırıyoruz.”

‘GIDA BAĞIMLILIĞI İÇİN GELİYOR

UYKU PROBLEMİ ÇÖZÜLÜYOR’

Yalnızca yeme bağımlılıklarına değil diğer tüm bağımlılıklara da rezonans yöntemiyle çözüm bulunacağını dile getiren Menşure Ökçesiz, “Bağımlılıklarda, kişinin uzaklaşmak istediği madde ve gıdaları cihaza koyup uzaklaştırma programını seçiyoruz. Yükleme konusunda da su içemiyordur, cihaza su koyuyoruz, hayvandan korkuyordur korktuğu hayvanın bir tüyünü koyuyoruz. Yani bir silme/detoks bir de yükleme işlemi yapıyoruz. Vücutta bulunan enerji dengesini güvenli bir ortamda düzene sokuyoruz. Beyine ya da zihne bir müdahalemiz yok, ilaç vermiyoruz ve çip takmıyoruz. Tamamen enerji dengeleme var. Bunların dışında mesela gıda bağımlılığı için gelen bir danışanımızın seanslardan sonra alerjisi düzeldi. Burada birçok işlem yapıyoruz. Karaciğer yağlanmasına çalışıyoruz. İnsülin direncine, uyku problemine, dikkat eksikliği düzeltme, IQ yükseltme üzerine çalışıyoruz. Onun dışında biz cihazla sigara bıraktırıyoruz. Alkol, madde bağımlılığı bıraktırıyoruz. Şu an sadece yeme, sigara bağımlılıkları ve ruhsal durumlar üzerine çalışıyoruz. Buraya gelenler ceplerini başka şeylerle dolduruyorlar. Gıda bağımlılığı için geliyor uyku problemi çözülüyor, sinir sıkışması düzeliyor, bölgesel olarak da ağrılara ya da yağlanmalara da çalışıyoruz” diye konuştu.

REZONANSLA 50 KİLO VERDİ

Frekans düzenleme yöntemiyle stres ve ruhsal yeme bozukluğu gibi sıkıntıların da üstesinden gelinebileceğinin altını çizen Diyetisyen Ökçesiz, “Mesela bir oturuşta bir kilo Antep sarması yiyen bir danışanım vardı. 132 kiloydu. ‘Ben tatlı bağımlısıyım asla bana tatlıyı bıraktıramazsın’ demişti. Diyetle başarırız ama kolaylaştırmak istersen Mofabang’ı alalım dedim. Bir seans aldı sadece ve iştahı kapandı, ekmeği de bırakabilmişti. Ancak hala tatlı tüketmeyi istiyordu. Dedik ki o zaman Antep sarmasının kendisini getir. Antep sarmasını cihaza koyduk. Cihazla burada silme işlemi gerçekleştirdik. O günden bugüne aradan bir yıl geçti ve artık Antep sarmasını aşırı şekilde tüketmiyor. Yalnızca tatlı ihtiyacı olduğunda 1 dilim tüketmesi ihtiyacını karşılamaya yetiyor. Bu süreçte 50 kilo verdi ve gayet mutlu. Kızının da Noodle bağımlılığı vardı. Kızını getirdi ve ona da seanslar uyguladık. Kızı da artık Noodle tüketmiyor” şeklinde konuştu. Foto-Haber: Sümeyye ÇALIŞKAN

 

 

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL