Köşe yazıları

HALIYA ADANMIŞ ÖMÜR

Türkiye’de nam salmıştır Aksaray’ın Taşpınar halıları. Büyük bir zahmetle dokunur hepsi.  Her bir ilmeğinde bir ömür, bir hayal ve bir emek yatar. Kısaca anlatacak olursak; Koyunları kırktıktan sonra yıkanan yünler..

HALIYA ADANMIŞ ÖMÜR
banner

Türkiye’de nam salmıştır Aksaray’ın Taşpınar halıları. Büyük bir zahmetle dokunur hepsi.  Her bir ilmeğinde bir ömür, bir hayal ve bir emek yatar.

Kısaca anlatacak olursak;

Koyunları kırktıktan sonra yıkanan yünler çıkrıklarda eğirilir, sonra kazanlar kurulur.

Palamut yapraklarından, cevizlerden, Hasan Dağı’ndan toplanan erik ve otlardan çeşit çeşit renkler elde edilir. Büyük kazanlarda ipler kaynatılır saatlerce…

Bıkmadan, usanmadan bekler yörenin kadınları kazanların başında…

Boyanan iplerini sabırla ellerinde yumak haline getirdikten sonra büyük bir özveriyle başlarlar halı dokumaya. Aylarını alır bu işlemler ama başından ayrılamazlar yine de. Neticede geçim kaynaklarıdır halı dokumak.

***

Yolum Taşpınar beldesindeki halı dokuma atölyesine düştü. Burada çalışan kadınlarla tanışma imkanı elde ettim. Muhabbet ettik, hepsinin yaşam hikayesini dinledim. Meğer ne zor hayatlar varmış diye düşündüm, bugünlere emekleriyle gelmişler. Hepsiyle içten içe gurur duydum.

Sonra keyifli bir sohbet geçti aramızda, orada tanıştığım Kezban teyzeyle. Bir taraftan halısını dokudu bir taraftan da eski günleri andı. Laf lafı açtı sonra başladı anlatmaya…

EKİNE, HARMANA, DÜVENE, TARLAYA…

Ömrü Taşpınar’da geçmiş, 9 kardeşten biriymiş Kezban teyze. Çocukluktan başlamış çalışmaya. Okula da gitmiş fakat annesi ‘Kız çocukları okur mu hiç’ demiş. Sonrası malum…

‘Ekine giderdim, davar sağardım, ekmek yapardım, halı dokurdum’ diyor. ‘Erkeklerin yapacağı işleri bile yapardım’ diye ekliyor.

İşten arta kalan zamanlardaysa kaçar okula gidermiş. 5. sınıfa kadar bu zor şartlar altında okumaya çalışmış, dersleri de çok iyiymiş üstelik.

“Belki devam etseydim bugün bir meslek sahibi olabilirdim ama o zamanlar geçim çok zordu. Arkadaşlarım ders çalışırken veya oyun oynarken ben babamla birlikte çalışmaya giderdim. Sonra bir de baktım ki halı dokuma olmuş benim mesleğim” diyor Kezban teyze.

Okula da bir daha gidememiş.

Okuma hayali kurarken babasının istediği bir adamla nişanlanmış Kezban teyze. Sonra da hayatını çocuklarına adamış. Her birini büyütmüş, evlendirmiş hem de halıdan sağladığı gelirle…

Eskiden daha kıymet verilirmiş el dokuması halılara.

Makine halılarının hayatımıza girmesiyle el dokuması halılar eskisi kadar kullanılmıyor.

Taşpınar’ın el dokuma halıları dünyaya nam salmış, çok meşhurmuş oysaki…

1 ayda halı dokur, motifleri, desenleri de hayal gücünden yaparmış çoğu kez.

‘Hasan Dağı’nın otuyla çöpüyle, alnımızın akıyla, bileğimizin gücüyle, ilmek ilmek dokuduk biz bu halıları’ diyor Kezban teyze.

Kızlarına da en güzel mirası bırakmış.

Halı dokumayı…

“Şimdi ki kızlar halı dokumayı bilmez, ben 5 kızıma da öğrettim. Halı dokumak isteyen kalmadı artık. Bu meslek ölmesin diye ben hala halı dokuyorum” diyor.

***

Üzüntü, gurur, neşe gibi duygularla ayrıldım o gün oradan. Giderken şunu düşündüm. Bu Anadolu topraklarının her bir karışında emek var. Çoğu kişinin sadece halı olarak gördüğü o eserlerde gerçekleşmemiş hayaller ve umutlar yatıyor aslında…

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL