Sağlık

Kısa vadede ilaç gibi ama uzun vadede…

Son zamanlarda kullanımı giderek artan zayıflama çaylarına ulaşım teknolojinin gelişmesiyle birlikte daha kolay hale geldi. Gazetenizin köşe yazarı Diyetisyen Ayşenur Bozkurt ise konuya ilişkin risk ve tehlikeleri detaylarıyla birlikte ele..

Kısa vadede ilaç gibi ama uzun vadede…
banner

Son zamanlarda kullanımı giderek artan zayıflama çaylarına ulaşım teknolojinin gelişmesiyle birlikte daha kolay hale geldi. Gazetenizin köşe yazarı Diyetisyen Ayşenur Bozkurt ise konuya ilişkin risk ve tehlikeleri detaylarıyla birlikte ele aldı.

Dijital çağda, insanların artık bir hekime başvurmak yerine doğrudan ve daha kısa yoldan zayıflama yöntemlerinden olan hap, çay ve kürlere yöneldiğini dile getiren Bozkurt, bu tarz ürünlerin kullanımının gün geçtikçe daha da artmaya başladığını bildirdi. Önceleri bilinen markaların olduğunu ve bunların genellikle yurt dışından geldiğini kaydeden Ayşenur Bozkurt, geçmişte bu ürünlerin kullanım oranlarının günümüze oranla daha az olduğunu belirtti. Diyetisyen Bozkurt şöyle konuştu: “Bir süre öncesine kadar insanlar ‘Ben kullandım iyi geldi sen de kullan’ gibi önerilerle kullanımı yaygınlaştırıyorlardı. Ama teknolojinin gelişmesiyle artık internetten satın almalar çoğaldı ve insanların tek tık ile evine sipariş edebilme kolaylığı arttı. Sıkıntılar da bununla birlikte ortaya çıkmaya başladı. Dijital platformlarda satışa sunulan, hızlı ve kolay kilo verme yöntemi olarak bilinen; çay, kür, hap ve diğer bitkisel karışımların doktor gözetimi altında olmadan kullanmak sağlık açısından büyük riskler taşımaktadır.”

 

ÜRETİM SÜRECİNİN NASIL İLERLEDİĞİ BİLİNMİYOR

Bitkisel karışımları bilinçsiz bir şekilde kullanmanın olası tehlikelerini kaydeden Bozkurt , “Bu ürünleri tehlikeli yapan şey aslında üretim sürecinin nasıl ilerlediğinin bilinememesidir. Herkes tarafından üretilebilmesi ve içeriğinin profesyonelce hazırlanmaması ürünleri güvensiz yapıyor. Üreticilerin bitkileri iyi tanıması çok önemli bir husus. Örneğin sindirim sistemini rahatlatmak ya da sinirlerin yatıştırılması için içilen papatya çaylarında ‘mayıs papatyası’ türü kullanılmaktadır. Ancak piyasada mayıs papatyasına çok benzeyen ve karaciğere yük yapma riski olan ‘seneci’ bitkisinin de kullanıldığı görülmüştür. Bu karışımları hazırlamak, satışa sunmak uzmanlık gerektiren meselelerdir. Kişiyi zayıflatan ilaçların, kürlerin ve çayların hangi besinlerle birlikte alınması gerektiği konusu da oldukça önemlidir. Örneğin yeşil çay tüketmek faydalıdır. Fakat kahvaltıda yeşil çay içmek demir eksikliğine yol açabilmektedir. Bu yüzden doğal yollarla hazırlanmış, içeriği belli, güvenilir çaylar bile diyetisyen gözetimi altında kendisiyle uyum sağlayabilecek gıdalar eşliğinde tüketilmelidir” şeklinde konuştu.

‘UZUN SÜREDE ETKİSİ BİLİNMİYOR’

Hızlı ve kolay yoldan zayıflama amaçlı kullanılan doğal yöntemlerle hazırlanmış çayların, bitkisel karışımların ve ilaçların doğuracağı olumsuz etkileri detaylarıyla aktaran Diyetisyen Bozkurt, “Bu ilaçların genellikle 3 çalışma mekanizması var. Vücuttan sıvı atılması, bağırsakların çalıştırılması ya da metabolizmayı hızlandırması… Sıvı atımına sebep olan çaylar içildiğinde vücuttaki su ve mineral kaybı oranı yükseliyor. Bir insan bedenindeki yüzde 2 oranındaki su kaybı bile kalıcı hasarlara sebep olabilir. Vücuttan su atıldığında kilo kaybı yaşanabilir. İnsanlar da zayıfladıklarını düşünebilir fakat büyük oranda su kaybetmektedir.  Bu durum da vücudun başlıca tüm fonksiyonlarının bozulmasına sebep olmaktadır. Oldukça tehlikeli bir durum… Öte yandan kabızlık şikayeti olanlar birkaç gün çayları içiyorlar. Evet, sindirim hızlanıyor. Bağırsak aktif şekilde çalışıyor. Kilo da verilmeye başlanıyor ama bağırsak bir süre sonra bu ürünlerin sürekli kullanılmasına bağlı olarak tembelleşmeye başlıyor. Bağırsak tembelliği ise birkaç gün sürecek olan kabızlığı ömür boyu sürecek kabızlığa çevirebiliyor. Yani aslında sorun kısa sürede çözülürken uzun vadede daha büyük bir problem olarak tekrar karşımıza çıkıyor. Bir diğer mesele ise metabolizmanın hızlandırılma etkisi. Metabolizma hızlandıran ürünlerde genellikle ginseng kafein ve efedrin etken maddeleri kullanılıyor. Ama aslında kafein ve efedrinin birlikte kullanılmaması gerekiyor. Bu iki ürünün birlikte kullanılması Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)  tarafından da yasaklı durumda. Bunlar kısa sürede etkili olan ürünler fakat uzun sürede etkisi bilinmiyor. Bu da ürünleri tehlikeli kılıyor” ifadelerini kullandı.

‘BİR ÜRÜN HERKESTE AYNI ETKİYİ GÖSTERMEZ’

Tüm bitkisel karışımların doktor kontrolünde kullanılmasının son derece önemli bir nokta olduğuna dikkat çeken Bozkurt, “Ben danışanlarıma bu karışımları kullanmalarını tavsiye etmiyorum. Kullanmak isteyenlerde hekimine başvurup kullanabilirler. Kullanılmasında sakınca görülmeyen çaylarda şu hususlara dikkat etmek gerekir: Kullanılacak ürün FDA ve sağlık bakanlığı onaylı mı? Laboratuvar testlerinden geçmiş mi? Ürün etiketi anlaşılır ve açıklayıcı mı? Yani hangi üründen ne kadar kullandığını belirtiyor mu?.. Ayrıca eczaneden alınan ürünler belirli proseslerden geçer, üretim standardizedir. Bu yüzden bitkisel ürünleri eczaneden temin etmek daha güvenlidir. Beslenme deyince kişi mutlaka bu konuda eğitim almış, okul bitirmiş kişilere yani diyetisyenlere başvurmalıdır. Kulaktan dolma bilgilerle, ben kullandım faydasını gördüm sende kullan şeklindeki tavsiyelerle beslenmemeli, ürün tüketmemelidir. Zira bugün bana iyi gelen bir ürün bir başkasında aynı faydayı sağlamayabilir. İnsanların bunu kanıksaması gerekiyor. Son söz olarak şunu da söyleyelim: Birden ve hızlı bir şekilde verilen kilolar sağlığınız için olumsuz sonuçlar doğurur. Süreç içerisinde alınan kiloların verilmesi yine belli bir süreç gerektirir. Bu yüzden acele etmemek sabırla düzenli ve dengeli beslenerek doktor ve diyetisyen gözetimi altında kilo vermek gerekir” dedi. Foto-Haber: Sümeyye ÇALIŞKAN

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL