Köşe yazıları

KULLAN AT’LIK HAYATLAR

Bir daha hangi ana doğurur bizi? Ahmet Arif Bu dünyaya bir kere geldiğimize göre hayat da tek kullanımlık bir şey olsa gerek. Öyle ki bir kere daha kullanma hakkımız olmadığı..

KULLAN AT’LIK HAYATLAR
banner

Bir daha hangi ana doğurur bizi?

Ahmet Arif

Bu dünyaya bir kere geldiğimize göre hayat da tek kullanımlık bir şey olsa gerek. Öyle ki bir kere daha kullanma hakkımız olmadığı için hayatı en iyi şekilde nasıl değerlendiririz sorusuna bir ton cevap bulabileceğimiz sayısız adres var. Kişisel gelişim kitaplarının- her yerde de kişisel bir gelişim- bize önerdiği kalıp cümlelere önceden kızıyor olsam da şimdi biraz olsun anlıyorum. Demek ki diyorum bir şeyler yolunda gitmiyor ve hayatımızı rayına oturtabilmek için her türlü çareye başvuruyoruz ve tabii ki sanattan tutun da ölüme kadar birçok şeyin kullanım alanı mevcut. Her şeyden rant sağlamanın peşinde bir yaşam tarzı seçtik sanki, hâl böyle olunca kullanıp atmak gözümüze daha kolay görünüyor artık. Maddi ve manevi tüm varlığımız kullanıp atılmalık bir malzemeye mi dönüşüyor? Yaşam süresi ve kalitesi artarken azalan bir şeyler var gibi, eskisine nazaran daha mutsuz olduğumuz gerçeğine bakarsak evet, azalan hatta küçülen bir şeyler olduğu kesin.

***

Genç kızların evlerinde büyük bir ordu ağırlayacakmış gibi çeyizlerine on iki kişilik yemek takımı almalarına karşılık indirimli marketlerin tek kişilik bardak, çatal, tabak gibi minimalist ürünleri yarışı daha ileride götürüyor. Oysa on iki kişilik masalar çoktan tarih olmuş, tek kişilik yaşamın rahatlığına alışmışız, hayatımızda ikinci bir kişiye yer vermek bile bu kadar zorken yemek takımlarıyla eskiyen bir dünyanın kapılarını mı aralamaya çalışıyoruz, bilmiyorum. Geçenlerde bir markette ilk defa denk geldiğim üç beş yudumluk su şişeleri bana çok tuhaf hissettirdi. Bir kez içip atmak için ayarlanmış su şişeleri. Al, iç, at. Yanına yük etme. Tekrar susarsan yine al, iç, kullan, at. Kağıt bardaklar, plastik tabak çatallar, kağıt havlu, plastik su şişeleri… Her şeyin kağıdına, plastiğine, naylonuna çok çabuk alıştık.

***

Dünyaya bir kere geldik, bizden önce gelenler gibi, bizden sonra gelecekler gibi. Artık hayatımızı etkileyen pek çok değişim bizim irademizin dışına çıkmış durumda. Yani kaçış yok, hepimiz az ya da çok nasibimizi alacağız bu hızlı değişimlerden. Rahatsız olduğumuz hiçbir şeyi hayatımızdan çıkaramamanın stresi altındayız. Hayatı yaşamak için değil de kullanıp atmak için mücadele verirken bir yandan da neyi ne kadar tüketebiliriz diye uğraşıyoruz sanki. Böyle bir stres ve hızla, bakalım nereye kadar kullanıp kullanılacağız?

***

O gün marketteki küçük şişeler çok hoşuma gitti. Bir tane alıp içtim, üç beş yudumda bitti. Şişeyi alıp eve getirdim, içine zeytinyağı çektim. Gerçi plastik için sağlıksız deniliyor ama zaten şişede üç beş yemeklik yağ var. Bir şeyi de hemen kullanıp atmayalım diye böyle bir yöntem buldum, kendi küçük dünyamda verdiğim bu radikal tepki bakalım nelere sebep olacak, izleyip göreceğiz…

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL