banner
Köşe yazıları

NE VAR BU KADAR  İÇSELLEŞTİRECEK?

Değil mi ama? Bu kadar içselleştirip can sıkmaya değer mi? Gündelik yaşamın getirdiği sorunlar, en çok da iletişim sorunları birçok olumsuz duygu ve düşünce kalıbını içselleştirmemize sebep olabiliyor. Çoğu zaman..

NE VAR BU KADAR  İÇSELLEŞTİRECEK?
banner

Değil mi ama?

Bu kadar içselleştirip can sıkmaya değer mi?

Gündelik yaşamın getirdiği sorunlar, en çok da iletişim sorunları birçok olumsuz duygu ve düşünce kalıbını içselleştirmemize sebep olabiliyor. Çoğu zaman kapalı ve dolaylı iletişimi, açık iletişime tercih ettiğimiz için ne biz tam olarak kendimizi ifade edebiliyoruz ne de karşımızdaki insanlar kendini olduğu gibi ifade ediyor. Ortaya çıkansa yanlış anlamışlıklar üzerine kurulmuş dolambaçlı, yıpratıcı ilişkiler oluyor.

***

Peki nerede yanlış yapıyoruz ya da yapmamız gereken ne?

Öncelikle sorunun kendimizden kaynaklı olup olmadığını sorgulamamız gerek. Farz edelim ki bir fabrikada çalışıyoruz ve bizim sorumluluğumuzda olan bir makineyle iş yaparken makinede sorun yaşadık. O an pek çoğumuz şimdi ben ne yapacağım duygusuna girip ya panikle suçumuz olmadığını kanıtlamaya çalışırız, daha az sorumluluk hisseden biriysek hem işimiz tehlikeye girmesin hem de kafamız ağrımasın diye hiçbir şey olmamış gibi davranırız. Aslında yaşam çarkımızda yer alan ilişkiler ve roller de bu makinenin bozulan kısmı gibi işliyor.

Nasıl mı?

Olumsuz olaylara ve bozulan ilişkilere verdiğimiz tepkilere baktığımızda ya panikle kendimizi savunmaya çalışıyor ya da sorumluluk kabul etmeden hiçbir şey yokmuş gibi davranmaya çalışıyoruz. Şimdi tekrar fabrikadaki makineye dönelim. Makinede sorun yaşandığı an ile ilgili bölüme haber verseydik sorunun neyden kaynaklandığı ortaya çıkacaktı. Yani bu duruma bizim yaptığımız yanlış ya da dikkatsiz bir hareket mi sebep oldu yoksa makine zaten sorunlu ve yıpranmış olduğu için mi bozuldu? Makineden kaynaklı sorun için bizim elimizden bir şey gelmez, eğer bizden kaynaklı bir hataysa işverenin insafına kalırız. Ya niyetimize değer verip sorun etmeyecek ya da sebep olduğumuz hasarın faturasını maaşımızdan kesecektir.

Şimdi gelelim asıl meseleye…

Makineden kaynaklı sorunlar için nasıl kendimizi yiyip bitirdiğimizin farkında mıyız? Sorunların bizden ya da değiştiremeyeceğimiz şartlar ve olaylardan mı kaynaklandığının ayırdına varamayınca sorunlarla bütünleşiyoruz ve dışarıda kalan kendi hayatımız oluyor. Hayat her şeyi yapacak, deneyecek kadar uzun değil ve hiçbirimizin yaşam garantisi yok.

Aslında bu yüzden içselleştirmek kavramına çok olumsuz bakmamak gerektiğini düşünüyorum.  Yaşamımızda ancak kendimizi değiştirebileceğimizi, başkalarının üzerinde etkili olabilmek için verdiğimiz çabayı kendi değişimimiz için vermemiz gerektiğini, asıl o zaman sağlıklı ve doyum sağlayıcı ilişkiler kurabileceğimizi fark edip içselleştirebilirsek bizim için çok şey değişecek.

 

Hayatı içselleştirerek yaşamak derinleşmemizi sağlar ancak yaşadığımız sorunlara verdiğimiz çözüm odaklı olmayan ve işlevselliği düşük tepki ve yaşantılar hem ilişkilerimize zarar verir hem de değersizlik, yetersizlik, anlamsızlık, dışlanmışlık gibi olumsuz duygu ve düşünceleri içselleştirmemize sebep olur. Bu şekilde derinlik sandığımız şeyin bir tür sığlık olarak yakamıza yapışması da kaçınılmazdır.

Makineyi sen bozmadın, ne demeye kendini suçlayıp duruyorsun? Eh, hadi sen sebep oldun, ne var bunda bu kadar içselleştirecek? İnsansın ve dünyadasın. Hiç mi bozuk parçalar yüzünden fatura ödemeyecektin yani?

 

SEVDA ALTINKAYA

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner


ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL


flf motor enerji bilişim ltd. şti. web yazılım tasarım ucuz çelik ev prefabrik site fiyat konteyner bungalov tiny house program web sayfası