Köşe yazıları

Onca kusurun neresindeyiz?

Herkesin bir iradesi, her iradenin bir isteği vardır. Ve bir de istemediği… İçin için kaçtığı, kaçtıkça yakalandığı, yakalandıkça kabullenemediği ve de kabullenemedikçe zorlandığı hususlar vardır, var olmaya da devam edecektir…

Onca kusurun neresindeyiz?
banner

Herkesin bir iradesi, her iradenin bir isteği vardır. Ve bir de istemediği… İçin için kaçtığı, kaçtıkça yakalandığı, yakalandıkça kabullenemediği ve de kabullenemedikçe zorlandığı hususlar vardır, var olmaya da devam edecektir. İşte insan en çok bu noktada hata yapmaya meyilli olur.

Bir yandan Gencebay açarız, Hatasız Kul Olmaz şarkısını dilimize pelesenk ederiz. Ama kusursuzluğu arzularız… Hatta yana döne peşinden koşarız. Sanki zor zamanlarımızda, hataya, yanlışa hiç sapmamışız hiç meyletmemişiz gibi…

Başkasında kusursuzluk arar, kendimizde kusur örteriz. Çuvaldızı başkasına batırırken hiç düşünmeyiz ama iğnenin ucu bize döndüğünde gizlenip saklanmaya yer ararız.

Kusur bulmaya görelim, bize bir yanlış yapılmaya görsün, hemen ‘Vay efendim bu nasıl olur’ naraları atarız. Yalnızca kusura odaklanır, kusursuzluğa ulaşamayız.

Oysaki kusur nerede ve kimde olursa olsun çözüldükçe kusursuzlaşır. Kusurlu olmak, kusurunu fark etmek, kusuruna çözüm üretmek, kusursuzluğa ramak kalmak değil midir? Sayın okur…

***

Kusurlu olanı kusursuz hale getirmenin en iyi çözüm yolu ondaki eksiklikleri görmektir. Mademki derdimiz kusursuzluk, öyleyse ona ulaşmak için yola çıkalım. Ancak bilelim ki kusursuzluğu ararken bulmamız gereken ilk şey kusurdur. Kusuru bilmek bizi murat ettiğimiz noktaya götürecektir. Çünkü eksiğini bilen tamamlar, hatasını gören düzeltir ve kusurunu bulan kapatır.

Bir saniyeliğine de olsa duralım ve bakalım etrafımıza, kimler nerede hangi çıkmazda ve hangi kusuru içinde debelenip duruyor kendi kendine. Bir de kendimize bakalım bu çıkmazların ve kusurların hangi biri peşimizde diye…

 

***

Kendimizi neresinde bulduk bunca kusurun? Nereye konumlandırdık?

Bulunduğumuz noktada; kusur biz miyiz? yoksa bizim gördüklerimiz mi kusur? Nasıl ayırt edeceğiz?

Kişi kendinden bilir işi deyip derin düşüncelere mi dalsak? Kusur görenindir deyip kusur görmemeye mi çalışsak? Görmekten ve fark etmekten daha önemli olan şeyin düzeltmek olduğunu  mu vurgulasak da sıyrılsak meselenin ortasından?..

Mesele her ne ise doğamızdaki/ruhumuzdaki iyi nitelikleri kaybetmemek dileğiyle…

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL