Özel

Şehrin göbeğinde büyük bir alim yatıyor

Aksaray Merkez’de, merkez BİM’in ara sokağında ki türbenin önünden her gün bir sürü insan geçip gidiyor. Peki, kaç tanesi bu türbeyi fark ediyor? Ya da kaç kişi türbede yatan zatın..

Şehrin göbeğinde büyük bir alim yatıyor
banner

Aksaray Merkez’de, merkez BİM’in ara sokağında ki türbenin önünden her gün bir sürü insan geçip gidiyor. Peki, kaç tanesi bu türbeyi fark ediyor? Ya da kaç kişi türbede yatan zatın kim olduğunu biliyor?

Şehr-i Süleha adıyla müsemma Aksaray’da hemen hemen birçok sokakta bulunan türbelerin varlığı ve önemi çokça kez zikredildi. Bu türbelerden bir tanesi olan Şeyh Gaznevi türbesi Taşpazar Mahallesinde, Bölcek Köprüsü çaprazında, Cıncıklı Camii’ye çıkan yolun üzerinde bir apartmanın altında yer almakta. Çoğu insanın defalarca geçip gittiği sokakta bulunan türbenin fark edilmesi oldukça zor. Kim olduğu bilgisine ise kent tarihi meraklıları araştırmalarıyla kolayca ulaşabiliyor.

Şeyh Gaznevi’nin, yıllardır zemzem suyuyla birlikte anılan Bedir Muhtar’ın hocası olduğu bilgisine ulaşan Ahmet Kuşsan şu şekilde konuştu: “Yakın zamana kadar Bedir Muhtâr hazretlerinin biyografisi ile ilgili elimizde bilgi yoktu. Evvela tam ismini sonra ismi sebebiyle de 3 eserini bulduk. Bu 3 eserden hazretin nerde doğduğunu, hocalarının kimler olduğunu, nerelerde bulunduğunu öğrendik ve biyografisini çıkardık. Hemşerilerimiz bu büyük âlimi hemen öğrensinler diye de makale yazmak yerine köşe yazımızda paylaştık. İbrahim Hakkı Konyalı, Aksaray Tarihi adlı eserinde, Aksaray halkı tarafından Bedir Muhtâr’ı Taşpazar’da medfûn olan Şeyh Gaznevî’nin doğudan getirdiğinin rivâyet edildiğini belirtmektedir. Bu rivâyete göre Şeyh Gaznevî, Bedir Muhtâr’dan önce Aksaray’dadır.


Bedir Muhtâr’ın Aksaray’da ilişki kurduğu şeyh ise, hadis dersi aldığı hocası Ebi’l-Me‘âlî Abdülmün‘im bin Abdullah bin Muhammed bin el-Fadl el-Ferâvî’dir. Yani Şeyh Gaznevî.

Bedir Muhtâr, Aksaray’a gelince Şeyh Gaznevî’den hadis dersi almış; hocasının vefatı sonrasında ise hocasının medresesinde müderrisliği ve kadılığı devralmıştır. Bir medresede kadılık görevi varsa, o medrese bir fıkıh medresesi demektir.Bedir Muhtâr hazretleri, dönemin tarihçisi Niğdeli Kadı Ahmed’e göre bir müceddittir. Müceddit, müçtehit seviyesinde büyük din âlimlerine verilen isimdir. Bedir Muhtâr hazretleri, el-Hanefî nisbesiyle de vurgulandığına göre, kendisi Hanefî mezhebinden olan büyük bir fıkıh âlimidir. Bu durumda da onun medresesi bir Hanefî fıkıh medresesidir. Bu medresedeki görevini hocası Şeyh Gaznevî’den devraldığına göre, Şeyh Gaznevî’de bir Hanefî fıkıh âlimidir demektir.Vaktiyle burada zaviyesi, türbesi olan bu mübarek zât, ne yazık ki bir apartmanın altında ziyaret edilmektedir.” Foto-Haber: Sümeyye ÇALIŞKAN

 

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL