Sağlık

‘Süt ürünleri kullanımında hassas davranılmalı’

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ BESİN DEĞERİ OLARAK HEM PROTEİN HEM DE KARBONHİDRAT AÇISINDAN ZENGİN GIDALARDIR. Aksaray Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Besin Hijyeni Teknolojisi Bölüm Başkanı Dr. Tahsin Onur Kevenk, süt ve..

‘Süt ürünleri kullanımında hassas davranılmalı’
banner

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ BESİN DEĞERİ OLARAK HEM PROTEİN HEM DE KARBONHİDRAT AÇISINDAN ZENGİN GIDALARDIR.

Aksaray Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Besin Hijyeni Teknolojisi Bölüm Başkanı Dr. Tahsin Onur Kevenk, süt ve süt ürünleri tüketimi konusunun hassas olduğunu ifade ederek günlük hayatta tüketim aşamalarında yapılması gerekenleri anlattı.

Süt tüketmenin öneminden bahseden Bölüm Başkanı Dr. Kevenk “Ülkemizde kadınlarımızda kemik erimesi büyük bir problem… Sütü ve süt ürünlerini kalsiyum eksikliğine bağlı olarak her yaşta kadının mutlaka tüketmesi gerekiyor. İçermiş olduğu zengin besin maddeleri açısından oldukça değerli ve şu anda da ekonomik anlamda ulaşılabilir bir durumda” dedi.

Bilinçli bir tüketim yapabilmek adına dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Dr. Kevenk, “Öncelikle usulüne uygun koşullarda muhafaza edilen gıdaların büyük çoğunlukla güvenli olduğunu söyleyebiliriz. Süt ve süt ürünleri hayvansal kökenli ve besin değeri yüksek gıdalar arasında yer alır. Bu nedenle de protein içeriği yüksek olan gıdaların bozulma oranları ya da bozulmaya karşı dayanıklılıkları daha düşük olur. Dolayısıyla süt ve süt ürünleri uygun koşullarda muhafaza edilmediği takdirde bozulabilen gıdalar arasında yer alıyor” diye konuştu.

‘ÜRÜN MARKETTE SAKLANMA ŞEKLİYLE MUHAFAZA EDİLMELİDİR’

Tüketicilerin yapması gereken başlıca önlemleri sıralayan Onur Kevenk, öncelikle satın alma aşamasında son kullanma tarihlerine bakılması gerektiğini bildirdi. Daha sonraki aşamalarda yapılması gerekenleri aktaran Kevenk şöyle konuştu: “Kullanım aşamasına geçtiğimiz zaman aldığınız ürünün markette saklanma şekli neyse biz de evlerimizde aynı şekilde muhafaza etmemiz gerekir. Mesela UHT dediğimiz kutu sütlerden bahsedelim… Bu sütler marketlerde oda sıcaklığında raflarda bulunuyor. Bu sütleri buzdolabında saklamamıza gerek yok. Boşuna yer işgal ederler. Ama pastörize sütlerden günlük olanlar marketlerde de soğuk hava dolaplarında bulunur. Bizim de bu sütleri aynı şekilde buzdolaplarında muhafaza etmemiz gerekir. Diğer süt ve süt ürünlerinden peyniri, yoğurdu, kaşar ve ayranı genellikle soğuk hava dolaplarında muhafaza edildiğini biliyoruz. Bizim de bunları aynı şekilde soğuk hava dolaplarında muhafaza etmemiz gerekir.”

Süt ve süt ürünlerinde dikkat edilmesi gereken bir başka önemli husustan bahseden Kevenk, “Yoğurt peynir, süt gibi ürünleri tüketirken özellikle dikkat etmemiz gereken bir husus var. Tüketim aşamasında kullanılan kaşık, çatal ve bıçak gibi mutfak araç gereçleri farklı ürünlerle temas etmemelidir. Bu araçlar özellikle ağzımız ile temas ettiğinde yıkanıp ancak tekrar kullanılabilir. Mesela bir ürünü kestikten sonra aynı bıçakla bir başka ürünü kesmemek gerekir. Biz buna çapraz kontaminasyon diyoruz. Yani bir gıdadaki bakteriyi diğer bir gıdaya transfer etme. İşte bu yüzden de ağzımıza soktuğumuz kaşığı tekrar yoğurdun ya da başka bir süt ürününün içine sokmamalıyız. Zira ağzımızdaki bakteriler yoğurda ve diğer ürünlere ulaşarak tüketim ömrünü kısaltır. Ekşimesini, hemen küf oluşmasını sağlar” şeklinde konuştu.

‘ÇİĞ VE PİŞMİŞ GIDALARIN HAZIRLANMASI ÇOK ÖNEMLİDİR’

Bakteri aktarımı konusunun yalnızca süt ve süt ürünleriyle ilgili olmadığını öne süren Dr. Kevenk, çiğ ve pişmiş gıdaların da hazırlanma aşamasında aynı araç gereçleri kullanmamak gerektiğini vurguladı. Bölüm Başkanı Kevenk, “Mutfağımızda pişirerek ve çiğ tükettiğimiz ürünler vardır. Bu gıdaları aynı tezgah üzerinde, aynı kesme tahtasında, aynı bıçakla hazırladığımız takdirde aynı risk söz konusu olur. Bu bakterilerin, mikroorganizmaların birbiriyle karışması gıda zehirlenmelerine yol açabilir. Yani ishal kusma mide bulantısı baş dönmesi şeklinde semptomlar ortaya koyabilir. Endüstriyel üretim yapılan mutfak tezgahlarında gıdaların pişirildiği, kesildiği, hazırlandığı ayrı ayrı bölmeler, bıçaklar ve kesme tahtaları olur. Hatta riski en aza indirmek adına bu mutfaklarda her alan için ayrı bir renk belirlenir. Mesela; yeşil bıçak, yeşil kesme tahtası, yeşil tezgah bir ürün için kullanılır. Burada renklerle kodlama yapılır. Bu tahtalar bıçaklar yıkansa bile bizim gözümüzle göremeyeceğimiz, fark edemeyeceğimiz küçük organizmalar, bıçak darbelerinin oluşturduğu deformasyonların arasında saklanabilir. Foto-Haber: Sümeyye ÇALIŞKAN

 

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL