banner
Gündem

Yüzde 75 hibeyle 100 ton tohum dağıtıldı

Aksaray’da Tarım Arazilerinin Etkinleştirilmesi ve Nadas Alanlarının Daraltılması Projesi kapsamında mercimek, kuru fasulye ve aspirden oluşan yüzde 75’i hibeli toplam 100 tonun üzerinde tohum dağıtıldı. Tarım ve Orman İl Müdürü..

Yüzde 75 hibeyle 100 ton tohum dağıtıldı
banner

Aksaray’da Tarım Arazilerinin Etkinleştirilmesi ve Nadas Alanlarının Daraltılması Projesi kapsamında mercimek, kuru fasulye ve aspirden oluşan yüzde 75’i hibeli toplam 100 tonun üzerinde tohum dağıtıldı.

Tarım ve Orman İl Müdürü Nejdet Demir, “Dünya nüfusunun hızla arttığı savaşlar ve iklim değişikliği gibi nedenlerle birçok insanın sağlıklı gıdaya ulaşmakta zorlandığı bu günlerde tarımsal üretimin temel kaynağı olan topraklarımızın bir karışının bile boş bırakılmaması gerekmektedir” dedi.

Demir, bu düşünceyle Aksaray’da 91 çiftçiye 15 bin 700 kilogram mercimek, 160 çiftçiye 30 ton aspir ve 265 çiftçiye 55 ton kuru fasulye dağıtıklarını belirtti.

Açıklamalarında üretimin önemine vurgu yapan Demir, “Ülkemiz farklı iklim ve coğrafi yapısı sahip olduğu doğal kaynaklar ve mikro klima bölgeleri ile dünyada hemen hemen her türlü ürünün tarımsal olarak yetiştirilebildiği ender ülkelerden birisiyiz. Buna rağmen son 20 yılda tarım alanlarımız 26 milyon hektardan 23 buçuk milyon hektar civarına gerilemiştir. Bunun sebepleri sanayi ve kentleşmeden ötürü bir takım arazilerin tarım alanı dışına çıkması, miras sorunları, şehirlere göç ve en önemlisi genç nüfusun tarımla uğraşmaya pek yanaşmamasıdır. 2002 yılında ülkemizde kişi başına düşen tarım alanı 4 dekarken bu rakam 2022 yılında nüfusun artmasıyla birlikte 2,8 dekara düşmüştür. Ekilmeyen ve nadasa bırakılan alanlarda buna dahil edildiğinde bu rakam daha da aşağılara düşmekte. Oysaki artan nüfusumuzu besleyebilmek için her karış toprağımızı ekmeli ve daha çok üretim yapmalıyız”diye konuştu.

‘GÜNÜ KURTARMA OLGUSUNDAN VAZGEÇMEMİZ GEREKİYOR’

Yakın zamanda yaşanan pandemi, kuraklık ve savaş gibi nedenlerle tüm dünyada gıda fiyatlarında büyük dalgalanmalar meydana geldiğini söyleyen Demir, “Hububat, baklagil, yağ bitkisi gibi ürünlerin temininde sıkıntılar yaşanmaktadır. Oysaki ülkemizin tarım alanlarının tamamını işleyebilsek bu ürünleri rahatlıkla kendimize yeter bir seviyeye getirebiliriz. Dünya artık eski dünya değil. Küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi nedenlerle ülkemizin dört bir yanında doğal afetler meydana geliyor. Kısacası artık her şeyde olduğu gibi tarımda da artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Özellikle hububat, baklagil ve yağ bitkileri gibi stratejik ürünlerde planlamaya giderek bölgelerin toprak ve iklim yapısına ve su kaynaklarına göre bir üretim modeli yaratmak sorumluluk haline gelmiştir. Artık günü kurtarma olgusundan vazgeçmemiz gerekiyor. Bu topraklar bizlere atalarımızdan miras kaldığı gibi, tekrar bu toprakları gelecek nesillere verimli bir halde bırakmamız gerekiyor. Önümüzdeki dönemde tarım sürdürülebilirlik, verimlilik, kalite ve kayıtlılık temelleri üzerine inşa edilecektir” dedi.

‘ŞEHRİMİZDE 12 BİN 250 DEKAR TARIM ARAZİMİZ GERİ KAZANDIRDIK’

Türkiye’de yıllık 3 milyondan fazla tarım arazisinin nadasa bırakıldığını aktaran Demir, “İlimizde bu rakam yıllara göre değişmekle beraber 80 bin hektar civarına ulaşmaktadır. 2021 yılından itibaren ülkemiz genelinde tarım arazilerinin kullanımının etkinleştirilmesi projesi devam etmektedir. Bu proje ile şartları uyan çiftçilerimize maksimim yüzde 75 hibeli hububat, baklagil, yağlı tohum gibi stratejik ürünlerin yanı sıra iklim ve toprak yapısı uygun olan yerlerde sebze ve meyve fidanı dağıtılmaktadır. Projenin amaçlarına gelirsek işlenmeyen veya nadasa bırakılan tarıma kazandırılması ile bitkisel üretimin artırılması iklim değişikliği dikkate alınarak hububat, baklagil, yağlı tohum gibi ürünlerin ekim alanlarının artırılması. Doğal ekolojilerde var olan bitki türlerinin aşılama veya çeşit değişimi gibi metotlarla değiştirilerek daha fazla ürün elde edilmesi. 2024 yılından itibaren uygulanması planlanan üretim planlamasında uygulanacak ekin nöbetlerine uygun bitkisel ürünlerin yaygınlaştırılması olarak sıralayabiliriz. Proje olarak 4 milyon 950 bin lirası bakanlık katkısı 1 milyon 650 bin lirası çiftçi katkısı olmak üzere toplam 6 milyon 600 bin Türk lirasıdır. Projemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum”diye konuştu.

‘DESTEKLER ÜLKE EKONOMİSİNE ÇİFTÇİ EKONOMİSİNE CİDDİ ŞEKİLDE KATKIDIR’

Üreticilere verilen her desteğin ülke ve çiftçi ekonomisine ciddi şekilde katkı sağladığını savunan Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak; “Yüzde 75 hibeli tohum üreticimiz için ailesi için büyük bir destektir. Az önce belirttiğim gibi bunları önemsiyoruz. Emeği geçen İl Tarım Müdürümüze Sayın Valimize tarım müdürlüğümüzün personeline teşekkür ediyorum. İnşallah bu tarz destekler her yıl artarak devam eder. Şu anda imkanlar dahilinde üreticimize 107 ton bir tohum dağıtılacak. Ve bunun artarak yükselmesini temenni ediyoruz. 107 ton değil de seneye 1 ton tohumu Aksaray’lı çiftçilerimize dağıtırız diye ümit ediyorum. Emeği geçen herkese tekrar saygılarımı sunuyorum”diye konuştu.  Haber:Erkan ALTUNTAŞ Foto- Kamil İPEKLİ 

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner


ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL


flf motor enerji bilişim ltd. şti. web yazılım tasarım ucuz çelik ev prefabrik site fiyat konteyner bungalov tiny house program web sayfası