Gündem

KALABALIKLAR İÇİNDEKİ ANNE

“Çocuğun kalabalık içinde mahcup edilmesi, unutulup giden bir sıradan an değildir.   Mahcubiyet hissi, kalpte bir eziklik, bedende gözle görülür bir iz bırakır. Zihin unutsa da, beden o izi asla..

KALABALIKLAR  İÇİNDEKİ ANNE
banner

“Çocuğun kalabalık içinde mahcup edilmesi, unutulup giden bir sıradan an değildir.

 

Mahcubiyet hissi, kalpte bir eziklik, bedende gözle görülür bir iz bırakır. Zihin unutsa da, beden o izi asla unutmaz.”

 

Adem Güneş

 

Sevgili pedagog Adem Güneş’in sayfasında gördüğüm bu paylaşım, beni kendi çocukluğumdaki bazı anılara ve anneleriyle olan iletişimlerine şahit olduğum bazı çocuklara götürdü. Bunun üzerine ben de bir şeyler söylemek, kendimce temellendirmeler yapmak istedim.

 

Kalabalıklar içindeki anne genelde streslidir çünkü düşünmesi gereken kırk tane şey vardır. Bir yandan çocuğun yeme içmesi, üstü başı, bir yandan kendi, bir yandan diğer roller. Kafası karışan ve bir şeyleri yetiştirme kaygısıyla oradan oraya sürüklenen anne bir de çocuğun inadına, ağlamasına çare bulamazsa vay haline! Oğlum sus, kızım sus. Olacak gibi değil. Çocuk ille de dondurma ister. Çaresiz kalan anne sussun diye dondurma alır, bu defa da çocuk üstünü batırır. Şimdi işin yoksa su ara, üstünü başını değiştir, milletin içinde rezil ol.

 

En sonunda dayanamayan anne başlar çocuğu azarlamaya. Çocuğu kalabalık içinde azarlama; annenin çocuğu köşeye çekip çimdiklemesi, tehdit etmesi, tokatlamasıyla daha da şiddetli bir hâl alır. Buna karşılık çocuk da şiddetle cevap verir. Bu durum çocukta, “Anne benim düşmanım mı? ” sorusu bile oluşturabilir. Bu tarz davranışa küçük yaşlardan beri maruz kalan çocukta gizli bir anne nefreti oluşur. Özellikle düğün, cenaze gibi toplu ortamlarda çocuğun ağlama, inat davranışını ortadan kaldırmaya çalışan anne böyle bir ceza yöntemi seçebilir fakat çocukta büyük bir tahribat yarattığını fark etmez. Üstelik bu davranışı alışkanlık haline gelir ve çocuğun gözünde “dayakçı ve kötü anne” haline gelebilir.

 

Annenin ruh sağlığı, geçmiş yaşantısı, eğitim durumu, anne çocuk ilişkisi hakkındaki donanımı ve kişilik yapısı gibi özelliklerinin bu tarz davranış üzerinde etkisi olsa da en büyük sebeplerden biri şudur: Yaşamın stresi, hayatın yükü büyük oranda annenin omzundadır. Kırk cepheye aynı anda mühimmat taşımaya çalışan bir asker gibi hareket eden anne; bazen öfkesine, stresine yenik düşer ve o kalabalıklar içinde anneliğini hatta yeri gelir kadınlığını unutur. Çocuğun gelişim dönemini ve sorunlarını anlamaya takati kalmaz. Bu durumun en ağır sonucunu da çocuk yaşar. Bu sebepten anne babanın bir bütünlük ve ahenk içinde yaşama kattığı çocuk, belli yaş dönemlerinin belli özelikleri dışında kolay kolay anneyi de babayı da zor durumda bırakmaz ve anne bir ceza, baskılama arayışı içine girmez. Yani en sonunda yine aynı noktaya geliriz. Anne babanın iletişimi, çocuğun da onlarla iletişimini belirler. Anne babanın, hayatı ve hayatın getirdiği yükü birlikte omuzladığı bir evlilikte çocuk da aynı şekilde hayatı ve yükü paylaşmayı öğrenir.

 

Hayatı paylaşıp yükü birlikte omuzladığınız mutlu evlilikler ve çocuklar dileğiyle, sizi seviyorum…

 

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL