Köşe yazıları

DEPREMİN ARDINDAN

Ülkece çok ağır ve acı dolu bir pazartesiye uyandık. Kahramanmaraş’ta saat 04.17’de yaşanan 7.7. büyüklüğündeki depremin ardından yine aynı gün saat 13:24’te 7.6 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. Bu..

DEPREMİN ARDINDAN
banner

Ülkece çok ağır ve acı dolu bir pazartesiye uyandık. Kahramanmaraş’ta saat 04.17’de yaşanan 7.7. büyüklüğündeki depremin ardından yine aynı gün saat 13:24’te 7.6 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. Bu iki büyük deprem on ilimizde çok büyük hasarlara ve kayıplara neden oldu.

Hâlâ arama kurtarma çalışmaları devam ettiği için ne kadar canımızı kaybettiğimizi; acımızın, kaybımızın ve yaramızın ne kadar büyük olduğunu henüz bilmiyoruz. Deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlarımız için hayat alt üst olmuş durumda. Düşünün ki onların da bir hikâyesi vardı, evleri, akşama ne yapsam dertleri, borçları, acıları… Kısacık bir sarsıntı bütün hayatlarını allak bullak etti. Korku, çaresizlik, şaşkınlık, kayıplarla dolu bir sabaha uyanacaklarından haberleri yoktu.

Canını kurtaranlar yakınlarından alacakları bir güzel haberi bekliyor, evlerini terk etmek zorunda kalan canlarımız ise yaşadıkları bu ağır travmanın etkisinden henüz çıkabilmiş değil. İki büyük depremin kısa aralıklarla gerçekleşmesi ve artçı sarsıntılar insanların girdikleri şoku ve korkuyu taze tutuyor.

Ülkemizin dört bir yanından ve tüm dünyadan yardım haberleri gelirken, bir yandan da görevliler ve gönüllü dostlarımız afet bölgesinde canlarımıza ulaşmaya çalışıyor.

Hepimizin ortak olarak hissettiği duygu ise ‘ÇARESİZLİK’

Özellikle deprem bölgesinde yakınları bulunan insanlar için bu acılı ve zorlu bekleyişe dayanmak çok zor. Hele ki kış şartlarının ağırlaşması geliş gidişleri, yardımlaşmayı zorlaştırıyor.

Deprem bölgesinde olmayan vatandaşlar olarak neler yapabiliriz ya da neleri yapmamalıyız?

-Öncelikle kaynağından emin olmadığımız haberleri yaymayalım. Sosyal medyayı daha da bilinçli kullanmamız gereken hassas bir zamandayız. İnsanlarda daha çok paniğe ne kaygıya sebep olacak paylaşımlardan da uzak duralım. Olumsuz etkileniyorsak sürekli haberleri takip etmeyelim, çocuklarımızı da sürekli deprem haberleri ve görüntülerine maruz bırakmayalım. Kendi ruh sağlığımızı koruyacağız ki bu travmadan çıkan insanlarımıza bir faydamız dokunabilsin.

-Afetzede olan yakınlarımızın kaygısını daha da arttıracak söylemlerden uzak duralım. Kendileri anlatmak istemediği sürece yaşadıkları o anı ve sonrasında yaşadıkları zorlukları anlatmaları için sorular sormayalım. Uzaktan yapılacak şeyler çok az olabilir fakat en azından sosyal medyayı ve telefonlarımızı önemli olmayan bilgilerle meşgul etmemek bile çok önemli.

-Kullanılmayacak durumda olan ve gerekliliği olmayan eşyalarımızı, kıyafetlerimizi yardım toplama noktalarına götürüp orada çalışan insanların işlerini yavaşlatmayalım. Hiç deprem görmemiş, hiçbir doğal afette görev almamış ya da orada faydası olacak bir eğitime, donanıma ve sağlığa sahip değilsek deprem bölgesine gidip insanların işlerini daha da zorlaştırmayalım.

-Pek çok insanımızı etkileyen bu elim hadisenin ne kadar büyük yıkıma sebep olduğunu ilerleyen zamanlar gösterecek. Arama kurtarma çalışmaları bitip ilk şoklar atlatıldığında bu yıkımın ne kadar büyük bir hasara sebep olduğunu daha net anlayacağız. Hepimiz için yeni bir dönem başlayacak. O kadar çok acı var ki paylaşılması gereken, o kadar çok yara açıldı ki şifa bekleyen. Birbirimize en çok ihtiyacımız olduğu zamanlardayız. Bir şey söylemek ya da bu acıyı cümlelerle tarif etmek çok zor.

-Kaybettiğimiz kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Geride kalan canlarımızı bekleyen zorlu süreçte üzerimize düşeni fazlasıyla yapacağımıza inanıyorum.

Hepimize çok geçmiş olsun. Tüm depremzede vatandaşlarımızın ve yakınlarının ayrıca bu zorlu şartlarda canla başla insanlarımıza el uzatmaya çalışan kardeşlerimizin Allah yardımcısı olsun.

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL