Köşe yazıları

BÜTÜN ÜLKE BİR AİLE GİBİ BİRBİRİNE SARILDI

Kaybımız büyük… 2 büyük deprem atlattık. Deprem büyük yıkımlara yol açtı. Yüreğimizde de öyle… *** Her şey 6 Şubat’ta başladı… Herkes yatağındaydı. Çocukların çoğu uykusunun en güzel yerindeydi belki de…

BÜTÜN ÜLKE BİR AİLE GİBİ BİRBİRİNE SARILDI
banner

Kaybımız büyük…
2 büyük deprem atlattık. Deprem büyük yıkımlara yol açtı.
Yüreğimizde de öyle…

***

Her şey 6 Şubat’ta başladı…
Herkes yatağındaydı. Çocukların çoğu uykusunun en güzel yerindeydi belki de.
Dışarıda lapa lapa kar yağıyor, olacaklardan habersiz yeryüzünü bir beyazlık kaplıyordu.
Depremin ayak seslerini duyduk sonra…

***

Türkiye gözlerini o gün büyük bir felakete açtı.
Cumhuriyet tarihinin en büyük depremine…
Peki hiç depremi düşündük mü?
Hayır düşünmedik.
Deprem gecenin 4’ünde kimsenin aklına gelmemişti.
Kahramanmaraş, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay aynı kaderi yaşadı…

Yıkılansa sadece binalar değildi.
Zorluklarla kurulan yuvalar, gerçekleşmeyi bekleyen hayallerde yıkıldı.

***

Peki neler yaşadık?

Şöyle bir hatırlayacak olursak;
-Binlerce bina enkaza dönüştü.
-İlk depremden saatler sonra 7.7 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi.
-Binlerce vatandaş hayatını kaybetti.
-Deprem bölgesinde 3 ay süreyle OHAL ilan edildi.
-Türkiye tek yürek oldu.
-Ülkeler kaynaklarını seferber etti.
Türkiye’de hayat durdu. Eğitime ara verildi.
-İnsanlar işlerini, güçlerini bırakarak yardım için deprem bölgelerine koştu.
-Türkiye’de 7 gün süreyle milli yas ilan edildi.
-Havadan, karadan ve denizden devlet tüm imkânlarıyla deprem bölgelerine yardım seferberliği başlattı.

YARALAR SARILIYOR

Türkiye hep böyle günlerde tek yürek olmayı bilir dedim içimden,
Öyle de oldu.
Yaşlısı, genci el ele verdi. Yürekler enkaz altında kalan insanlara yardım etmek için çarptı.
Maddi ve manevi herkes imkanları dahilinde deprem bölgesine yardım ulaştırdı.
Kimi yeni aldığı elbisesini, çocuklar en sevdiği oyuncaklarını gönderdi.
Gönderilen eşyalar arasına iliştirilen bazı notlar vardı, yürekleri dağladı.

Bir annenin “Şehidimin hiç giymediği çorapları” sözleriyle, küçük bir kız çocuğunun “Sevgili arkadaşlarım ben Eylül, hepinize çok geçmiş olsun, sizlerin yanınızda olamıyoruz ama tüm kalbim sizinle. Geçen hafta biriktirdiğim harçlıkla kendime kol saati aldım, size bu saati gönderiyorum böyle bir şey yaşanacağını bilseydim tüm harçlıkları size gönderirdim o yüzden üzgünüm, sizlerden özür dilerim. Bu yüzden bu yardımları gönderiyoruz. Bunu bulan ve gören arkadaşım sizi çok seviyorum”notu ulaştı depremzedelere.

***

Depremin etkileri hala sürüyor.
Arama kurtarma ekipleri gece-gündüz çalışıyor.
Zamana karşı bir yarış var sanki…
Enkaz altında nefes alan, kurtarılmayı bekleyen onlarca insan var.
Tarihe kazınacak olan yıkımın fotoğrafları her yerde önümüze çıkıyor.
Birde ümidimizi kaybetmememizi sağlayan kareler…
-Osmaniye’de 10 katlı binadan kurtarılan küçük kız,
-Kahramanmaraş’ta saatler sonra kurtarılan 60 yaşındaki Tahir Amca,
-Mehmetçiğin 8 aylık Ayla’yı kurtarışı,
-Malatya’da itfaiye ve özel harekât polisinin kurtardığı ve sevinçten alnına öpücük kondurduğu Umut, bizlerinde umudu oldu.

***

Depremi unutmak mümkün değil elbette fakat yaraları birlikte saracağız... Bir yerde okuduğum sözle yazımı sonlandıracak olursak,
“Deprem insana dünyanın ne kadar boş olduğunu anlatır. Üzdükleri, kafaya taktıkları ve daha birçok şey film şeridi gibi geçer insanın gözünün önünden. Bir şehir sallanır, bütün ülke bir aile gibi birbirine sarılır…”

 

Şeyda COŞAR

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner


ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL


flf motor enerji bilişim ltd. şti. web yazılım tasarım ucuz çelik ev prefabrik site fiyat konteyner bungalov tiny house program web sayfası