Özel

Genetik yatkınlıkları çevresel faktörler nasıl etkiler?

Aksaray Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şefayet Karaca, Genetik özelliklerin ve genetik yatkınlıkların; beslenme ve çevre koşullarıyla ilişkisini değerlendirdi. Hamilelik döneminde annenin beslenme alışkanlıkları doğacak bebeğin sağlığını..

Genetik yatkınlıkları çevresel faktörler nasıl etkiler?
banner

Aksaray Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şefayet Karaca, Genetik özelliklerin ve genetik yatkınlıkların; beslenme ve çevre koşullarıyla ilişkisini değerlendirdi.

Hamilelik döneminde annenin beslenme alışkanlıkları doğacak bebeğin sağlığını etkiler mi? sorusunu yanıtlayan Doç. Dr. Şefayet Karaca genetik yatkınlıklarla birlikte beslenmenin bireyin sağlık durumunu nasıl etkilediğini anlattı.

Genetik yatkınlıkların bebeğin anne rahmine ilk düştüğü andan itibaren var olduğunu ifade eden Karaca, annenin hamilelik dönemindeki beslenmesinin bebeğin sağlığını şekillendirebilecek önemli bir unsur olduğunu kaydetti.

Besinlerin genlerle olan etkileşimini yapılan araştırmalarla açıklayan. Doç. Dr. Karaca, “Annenin hamilelik dönemindeki beslenme şeklinin, yaşam biçiminin, stres durumunun vesaire bebeğin gelişimini etkilediğini gösteren çok sayıda araştırma bulunmaktadır. II. Dünya savaşında hamilelik döneminde açlık yaşayan kadınlarla yine hamileliği bu döneme denk gelen ancak normal beslenme şansı bulunan kadınların 60 yaşına gelmiş çocuklarında yapılan araştırmada açlık yaşayan kadınların tamamının çocuklarında diyabet ve obezite geliştiği belirlenmiştir.   Yine hamilelik dönemini yüksek stres ortamında geçiren annelerde kortizol dediğimiz hormonun seviyesinin yüksek olması nedeniyle doğan çocukların davranışsal olarak bu durumdan etkilendiğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Yani anlıyoruz ki sadece bizim değil bizi doğuran annelerimizin hamilelik dönemindeki beslenme ve yaşam biçimi sağlığımızı etkileyebilmektedir” dedi.

‘GENETİK YATKINLIKLARLA

UYUMLU YAŞANMALI’

Çevresel faktörlerin genlerle etkileşimi noktasına da değinen Karaca şöyle konuştu: “Kuzey bölge insanı genetik yapısı nedeniyle beyaz tenlidir. Yılın kısa bir döneminde ve kısa süreyle güneş görülen Kuzey bölgelerde melanin ve açık ten rengi sayesinde bu insanlar güneşten yüksek düzeyde faydalanabilmekte ve kısa sürede bile yeterli D vitamini sentezleyebilmekteler.

Güney bölgelerde yaşayan koyu tenli insanlarda melanin miktarı fazla olduğu için uzun süre güneş görseler bile iyi bir şekilde korunurlar ve güneşte daha uzun süre kalmaya ihtiyaçları vardır. Ancak koyu tenli biri kısa süre güneş gören Kuzey bölgesinde yaşarsa genetik yapısı nedeniyle yeterli D vitamini sentezleyemez.  Sonuç olarak bu kişilerde osteoporoz dediğimiz kemik erimesi tetiklenir. Tam tersi güney bölgelerine yerleşen açık tenli insanlar onları güneşten koruyacak düzeyde melanin pigmenti oluşturacak genetik yapıya sahip değillerdir. Önlem alınmazsa cilt yanıkları ile başlayan ve cilt kanserine kadar giden süreç tetiklenebilir.”

Örneklerin, genetik yatkınlıklarımızla uyumlu yaşamanın önemine vurgu yaptığını ifade eden Karaca, “Genetik yapımızla uyumlu olmayan koşullarda yaşam tarzımızda yapabileceğimiz küçük değişikliklerle kendimizi koruyabiliriz. Kuzeyde yaşayan koyu tenli birey D vitamini takviyesiyle, güneye yerleşen açık tenli birey ise koruyucu kremler kullanarak çevrenin zararlı etkisinden korunabilir.

Genetik yatkınlıklarımız hastalıklara direncimizden, tedaviye ve ilaçlara yanıtımıza kadar birçok süreçlerde de etkilidir. Halk arasında kan sulandırıcı olarak bilinen bazı ilaçları metabolize eden genlerimizdeki farklılıklar bu ilaçlara yanıtımızı da değiştirmektedir. İlaçlar bazı insanlarda hiçbir yan etki göstermeden kullanılırken, bazılarında burun kanaması, rahim kanaması, mide ve beyin kanamasına kadar farklı sonuçlar doğurabilmektedir.

Tüm bu örneklerden anlıyoruz ki, hepimiz yeteneklerimiz, sağlık ve hastalıklarımızla ilgili farklı genetik yatkınlıklarla doğarız. Bu yatkınlıklarımızı yaşam biçimi ve beslenme alışkanlıkları ile şekillendiririz. Genetik özelliklerimiz ile uyumlu yaşam biçimi bize sağlıklı yaşama olanağı sunar” şeklinde konuştu. Foto-Haber: Sümeyye ÇALIŞKAN

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL