Röportaj

TARİHE NOT: YAZILI BASIN KAN KAYBEDİYOR

İnsanoğlunun asırlardır haber alma ihtiyacını karşılayan geleneksel medyanın bir sacayağı olan yazılı basın, kan kaybediyor Takdir edersiniz ki, insanoğlunun hem ‘haber alma’ ihtiyacını gideren hem de tarihi bir belge niteliği..

TARİHE NOT: YAZILI BASIN KAN KAYBEDİYOR
banner

İnsanoğlunun asırlardır haber alma ihtiyacını karşılayan geleneksel medyanın bir sacayağı olan yazılı basın, kan kaybediyor

Takdir edersiniz ki, insanoğlunun hem ‘haber alma’ ihtiyacını gideren hem de tarihi bir belge niteliği taşıyan gazeteler geçmişten günümüze kadar önemini korumuştur.

Özellikle yerel basının oluşturduğu birikimler, gelecek yıllarda yapılacak kültürel araştırmalar için önemli bir bilgi kaynağı olarak görülebilir.

Zira her geçen gün hem geçmişe hem de geleceğe yönelik ‘haber alma ve verme’ ihtiyacımız gelişen teknolojiyle birlikte giderek artmaktadır.

İcat edilen her yeni araç elbette yeni bir meslek grubu oluşturmuştur.

Örneğin, gazetelerin yayın hayatına başlamasıyla birlikte baskı ve dağıtım işi ile teknik işlerde çalıştırılacak insanlara ihtiyaç duyulmuştur.

Aynı zamanda birçok meslek grubu hiç kuşkusuz teknolojiye yenik düşmüş ve kaybolan meslekler listesine eklenmiştir.

Bunların hepsini kapsayan yazılı basındaki meslek gruplarından bazıları ise kaybolan meslekler listesine eklenmek üzeredir. Matbaacılar ve teknik anlamda çalışan emekçiler, alanlarının geniş olması sebebiyle mesleklerini devam ettirebilme imkanı yakalayacaklardır.

Peki ya dağıtıcılar?

Yıl 2023.

Aylardan Ocak.

Sayımız 4503.

Hem fiziki alanda hem de dijital platformlarda haber ihtiyacınızı karşılamayı amaçlayan Gazeteniz Egemen, 16 yaşında.

Gazete de 16. yılını dolduran Yalçın Yılmaz’a bir iş gününde eşlik ettik. Hem gazete dağıttık hem sohbet ettik. Yalçın Ağabey, kaybolmaya yüz tutan dağıtıcılık mesleğini anlattı.

Biz sorduk Yalçın Ağabey anlattı. O anlattı biz dinledik.

İşte o keyifli sohbetten geriye kalanlar…

Önce kendinizden daha sonra bu işe başladığınız yıllardan biraz bahsedebilir misiniz?

-Ben Yalçın Yılmaz. 42 yaşındayım ve 16 yıldır dağıtıcılık yapıyorum. Bizim işe başladığımız yıllarda o eski ‘Yazıyoor, yazıyoor’ naraları zaten çoktan bitmişti. Bizler de zaten gece 12.00-01.00 arası gazete dağıtmaya başlarız. Dağıtım işi sabah 8-9’lara kadar sürer. İlk yıllarda epey bir zorlanmıştım. Alışmam zaman almıştı. Ama alıştıktan sonra keyif almaya başladım bu işten.

Bu işin zorluklarından bahseder misiniz?

-Aksaray’da kışın ekstra bir soğuk olur. Bisikletle dağıtım yaptığımız için soğuk havalardan epey bir etkileniyoruz. Çok sıkıntılı bir durum olursa elektrikli motosikletle dağıtım yapıyorum. Ama onun dışında bisikletle dağıtıyorum gazeteleri. 300’e yakın farklı adrese gidiyorum. Yazları bu işin pek bir zorluğu yok ama kış aylarında hele ki yağmurlu günlerde bu iş epey bir zorlu oluyor.

Gazeteleri her halükarda dağıtmak zorundayız. Yağmurlu hava da olsa dağıtmama gibi bir lüksümüz yok. O yağmurda sırılsıklam olsak da gazeteyi dağıtmak zorundayız. Yani o yağmuru yemek zorundayız. Gazeteler ıslanmasın diye poşetlerle korumaya çalışıyorum. Gazete ıslandı mı hamur olur. Birbirinden ayıramazsın. Birbirinden ayrılmayan gazeteyi nasıl dağıtacaksın, dağıtamazsın… Ekstra özen gösterip ekstra çaba sarf ediyorsun. Yağmurlu havalarda bizler zaten ıslanıyoruz. Islanmama lüksümüz yok. Tek amacımız, bizden gazete bekleyen haber bekleyen, sosyal medya kullanmayan ya da eski bir alışkanlık olarak hala haberleri gazetelerden takip eden okuyucularımıza iyi bir gazete sunmak.

Bu işi keyif alarak yapıyor musunuz?

Elbette. İnsan sevmediği, keyif almadığı bir işi yapmakta çok zorlanır. Ben başlangıçta biraz zorlanmıştım. Ama bu işi bilmediğimiz içindi. İşi öğrendikçe, insanlarla bir samimiyet kurunca bu işi yapmaktan keyif almaya başladım. Bu işte mutluyum. Emek veriyorum. Gazeteleri okurlara ulaştırırken ettiğimiz sohbetler, kimisiyle kurduğumuz arkadaşlık bağı bu işin en güzel yanlarından birkaç tanesi. Ama gazeteler eskiye oranla pek fazla rağbet görmüyor. İnsanların haber alma ihtiyacını sürekli akıllı telefonlardan ve internetten sağlamaya başlaması bizleri üzüyor tabi ki. Teknolojinin faydaları elbette saymakla bitmez. Ama bir gazete yaprağına dokunmanın ve haberi okumak için zaman ayırmanın verdiği o güzel hissi ancak yaşayanlar bilir. Bizim çocuklarımız bu hislerden habersizler. Onlara bu hissi, bu meslek grupları kaybolup gitmeden tattırmalıyız diye düşünüyorum. Belki bir umut, onlar bu mesleklere sahip çıkarlar…

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL